Untitled Document

GÜNÜN TARİHİ - MİMAR SİNAN’IN VEFÂTI

Mimar Sinan, 1490 yılında Kayseri’nin Ağırnas köyünde doğup, 9 Nisan 1588’de İstanbul’da vefât etti. Küçük yaşlarında İstanbul’a gelip tahsilini tamamlayıp orduya katıldı. Çaldıran, Mısır, Tebriz, Bağdat, Rodos ve Belgrad’ın fetihlerine katıldı. Suriye, Mısır, Irak, İran, Balkanlar, Viyana’ya kadar onlarca ülke, yüzlerce şehir görüp gittiği her yerde, kemerleri, kubbeleri inceledi. Hepsinden de ders alıp, notlar tuttu. Sonra başmimar olarak vazifeye getirildi. Devlet inşaatlarını denetledi ve Hassa Mimarlar Ocağı’nda geceli gündüzlü ders verdi. Mimar Sinan, gördüğü bütün eserleri büyük bir dikkatle inceledi, fakat hiçbirini aynen taklit etmeyip, sanatını devamlı geliştirdi.

O kısacık mimarlık dönemine 364 eser sığdırdı. Bilinen eserleri: 84 câmi, 53 mescit, 56 medrese, 7 darülkurra, 20 türbe, 17 imaret, 3 darüşşifa, 5 su yolu kemeri, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen, 48 hamam olmak üzere 364 adettir. Hiçbir eseri diğerine benzemedi.

Mimar Sinan’ın akustikte vardığı nokta ulaşılmazdır ve günümüz mühendislerine bile parmak ısırtmaktadır. Süleymaniye ve Selimiye Câmileri, en büyük eserleridir.

Eserlerindeki sütunlar, duvarlar ve diğer kısımlar taşıdıkları yüke mukavemet edebilecek miktardan daha kalın değildir. Mimar Sinan, yapılarında ayrıca drenaj adı verilen bir kanalizasyon sistemi de kurmuştur. Bunların dışında yazın suyun ve toprağın ısınmasından dolayı oluşan buharın, yapının temellerine ve içine girmemesi için tahliye kanalları kullanmıştır.

Tedbirlerden biri, temelde kullanılan taban harcıdır. Sadece Sinan’ın eserlerinde gördüğümüz bu harç sayesinde, deprem dalgaları emilir, etkisiz hâle gelir. Drenaj sistemiyle yapının temellerinin sulardan ve nemden korunarak dayanıklı kalması öngörülmüştür. Ayrıca yapının içindeki rutubet ve nemi dışarı atarak soğuk ve sıcak hava dengelerini sağlayan hava kanalları kullanmıştır.



Erkek : Alpaslan - Kız : Cevher  - Yemek : Ezogelin çorbası, Yoğurtlu bakla, Muhallebi



Featured Image 01