Untitled Document

MENKIBE - “BUNU KİM SÖYLEDİ”

Kureyş’den Ümeyr ve Safvân, yenildikleri Bedir Harbi’nden sonraki durumu konuşuyorlardı. Bir ara Safvân dedi ki:

- Bu sebepten dolayı geçimimiz de güçleşti.

- Doğru söylüyorsun. Borcum olmasa, çoluk çocuğun geçim derdi olmasa, gidip Muhammed’i öldürürdüm.

- Yeter ki sen o işi yap. Borcunu ben veririm. Çoluk çocuğuna da bakarım.

Bu konuşmadan sonra Ümeyr yol hazırlığını yaptı. Kılıcına zehirli su verdi.

Ümeyr, Safvân’ın yanına gelerek; “Bu iş aramızda kalsın!” deyip yola çıktı.

Medine’ye geldi. Mescit kapısında kılıcını kuşandı. Resûlullahın bulunduğu yere doğru yürüdü. Hazret-i Ömer birkaç kişi ile konuşuyordu. Ümeyr’i görünce tanıdı:

- Şu giden adamı tutun! O Bedir Harbi’nde bizim az olduğumuzu söyleyerek, kavmini teşvik ediyordu.

Orada bulunanlar Ümeyr’i tuttular. Hazret-i Ömer, Resûlullaha haber verdi. “Buraya getirin!” buyurdular. Hazret-i Ömer, Ümeyr’i Resûlullahın huzuruna götürdü.

İçeriye girince, Ümeyr’in Peygamberimize ilk sözü şu oldu:

- İyi günler!

- O senin dediğin, câhiliyet devrinde idi. Şimdi selâm verilir. Peki, sen niye geldin?

- Müslüman olmaya!

- Yalan söylüyorsun!

- Yalan söylemiyorum.

- Peki, kılıcını niye dışarıda bırakmadın?

- Unutmuşum.

- Kılıcı niye zehirledin?

Bu söz karşısında şaşırıp kaldı. Biraz düşünüp sordu:

- Bunu size kim söyledi?

- Rabbim bildirdi. Mekke’de bu işi, şu mevkide Safvân ile kararlaştırdınız. Sonra da sen geldin.

O anda içindeki kin ve nefret sevgiye döndü ve Kelime-i şehâdet getirip Müslüman oldu. Mekke’ye döndü. Safvân, onu merakla bekliyordu. Karşılaşınca merakla sordu:

- Onu öldürdün mü?

- Hayır. Tam aksine ben de Müslüman oldum.

Başından geçenleri ona da anlattı. O da Müslüman oldu. Bu yolla birçok kişi Müslüman oldu.



Erkek : Zekai - Kız : Züleyha  - Yemek : Mantar Çorbası, Tavuk, Bulgur Pilavı, Hoşaf



Featured Image 01