ŞİİR - KARA TREN GİBİ HAYAT
Acı bir çığlık ile ağır ağır yürüdü,
Birdenbire her yanı kara duman bürüdü...
Vagonlar beşik gibi sallanarak gidiyor,
“Takır-tukur” sesleri, sanki birşeyler diyor.
Zifirî bir karanlık, sardı birden her yanı,
Gündüz içinde gece, ürpertiyor insanı!..
Tüneller gayet uzun, sesler yankı yapıyor,
İçeri dolan duman boğazımı yakıyor.
İşte yine aydınlık, her taraf güneş doldu,
Bu trene bineli, sanki seneler oldu!..
Yol üstünde duraklar, hem inen hem binen var,
Kavuşan ve ayrılan, ağlayan sevinen var!
Fakat tren pek garip, kimse kendi inmiyor,
Binen yolcular ise, bilet alıp binmiyor!
Babam da indi birgün, geri bakmadı bile,
“Gitme” diye ağladım, yalvarmışım nâfile!..
Ben bir fâni yolcuyum, saçım başım aklaştı,
Hazırlıklı olayım, son istasyon yaklaştı!..
GÜNÜN TARİHİ - BAĞDAT’IN FETHİ
Osmanlı Devleti tarihinde, Bağdat iki defa fethedilmiştir. Kânunî Sultan Süleyman Hânın, 6. Seferi 1533’de İran üzerine olmuştu. Bu seferde İran’ın birçok eyaletleri Osmanlıların eline geçti. 13 Temmuz 1534’te Tebriz ve 28 Kasım 1534’de de Bağdat fethedildi. Abbâsîlerin 500 yıllık taht şehri olan ve İmâm-ı Âzam Ebû Hanife hazretlerinin kabrinin bulunduğu şehir Osmanlıların eline geçti.
Sultan IV. Murad Hân zamanında Safevî Devleti’nin elinde bulunan Bağdat şehri, bizzat padişahın katıldığı Bağdat seferi sonunda, 40 günlük kuşatmadan sonra teslim olmuştur. (24 Aralık 1638) Sultan IV. Murad Hân, fetihten sonra, Safevîlerin yıktığı İmâm-ı Âzam türbesini ziyaret etmiş, tamir ve tezyin ettirmiştir.
DÜNKÜ CEVAP

Erkek : Zübeyr - Kız : Zühre - Yemek : Kereviz çorbası, Mantı, Zeytinyağlı pırasa, Yoğurt
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE