Untitled Document

TARİH - İMÂM-I BİRGİVÎ

İmâm-ı Birgivî hazretleri, Osmanlı devrinde yetişen büyük âlimlerdendir. Birgün devrin kadılarından birinin verdiği bir fetvaya kızar, alır yırtar. Bu durumu öğrenen Kadı efendi İmâm-ı Birgivî hazretlerini huzuruna çağırtır.

İmâm-ı Birgivî hazretleri fetvahaneye girdiğinde Kadı efendi namaza durmuştu. İmâm-ı Birgivî, namazda olan Kadıya selâm verip geçip bir yerde oturur. Namazı bitiren Kadı efendi kızgın bir şekilde İmâm-ı Birgivî’ye hitaben:

- Hem fetvayı yırtarsın, hem de namazda duran bir adama selâm verilmeyeceğini bilmeyecek kadar da cahilsin.

İmâm-ı Birgivî hazretleri gayet sakin buyurdu ki:

- Dediğiniz doğrudur ama, ben namaza durana selâm vermedim ki.

- Nasıl olur ben namaz kılıyordum.

- Hayır siz namaz kılmıyordunuz. - Ya ne yapıyordum?

- Siz yatıp kalkıyordunuz. Zira o esnada şu duvara bir pencere açıp açmamayı hesaplamakla meşguldünüz.

Kadı efendi bu cevap karşısında donakalır. Evet hakikaten o sırada pencere açıp açmamayı düşünüyordu. Demek bu zat kalbinden geçenlere vakıf olacak kadar büyük mânâ adamıydı.

Hemen İmâm-ı Birgivî hazretlerinin ellerine kapanır. Affını rica eder.

ZEKÂ BULMACASI - İŞARETLER


Yandaki 5 çeşit işareti, kareler içine öyle yerleştirin ki, her sırada, her sütunda ve her köşegende 5 ayrı işaret olsun. (Cevabı yarın)



Erkek : Saffet - Kız : Suzan  - Yemek : Paça Çorbası, Zeytinyağlı pırasa, Pilav, Kavun



Featured Image 01