SOHBET - EHL-İ BEYTİ SEVMEK
Ehl-i beyti sevmek şarttır. Çünkü imanın temeli ve en kuvvetli alâmeti, Allahı sevmek ve O’nun sevmediklerini sevmemektir.
Çeşitli hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
“İmanın temeli ve en kuvvetli alâmeti, Allah dostlarını sevmek ve O’nun düşmanlarına düşmanlık etmektir.”
“Ehl-i beyti seveni Hak teâlâ sever, buğzedene de buğzeder.”
“İslâmın esası, bana ve Ehl-i beytime sevgidir.”
“Sizin iyileriniz, benden sonra, Ehl-i beytime iyilik edenlerdir.”
“Ehl-i beytime buğzeden, yüzüstü Cehenneme atılır.”
“Ehl-i beytimi sevmeyen, ihtilâfa düşer ve şeytana yoldaş olur.”
“Ali’yi ancak mümin olan sever ve ona ancak münâfık buğzeder.”
“Ehl-i beytim, Nuh’un gemisi gibidir. Tutunan kurtulur, tutunmayan, boğulur.”
“Ali’yi seven, beni sevmiştir. Ona düşmanlık, bana düşmanlıktır. Onu inciten beni incitmiştir. Beni inciten de Allahı incitmiş olur.”
“Fâtıma benden bir parçadır. Onu sıkan şey beni de sıkar. Onu ferahlandıran şey beni de ferahlandırır. Kıyâmette benden başka kimse nesebine sahip olamaz.”
“Allah, Fâtıma ve nesline Cehennemi haram kıldı.”
MENKIBE - VALİNİN TAŞIDIĞI YÜK
Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden Selmân-ı Fârisî radıyallahü anh, Medâin valisi idi. Birgün pazarı dolaşıyordu. Oranın zenginlerinden biri, hamal ararken, kıyafetinin sadeliğinden dolayı valiyi hamal zannetti ve çağırıp dedi ki:
- Gel de şu yüklerimi taşı!
O hiç sesini çıkarmadan yükü sırtına aldı ve yürümeye başladı. Yolda onu tanıyan halk, şöyle diyorlardı:
- Allah iyiliğini versin ey vali!
Bırak da yükü biz taşıyalım!
Selmân-ı Fârisî hazretleri, yükü vermedi ve yola devam etmek istedi. Yükü taşıttıran adam durumu öğrenince, pişman olup, yükünü alıp şöyle dedi:
- Allahü teâlâ sana hayır eylesin! Seni tanıyamadım! Kusura bakma, hakkını helâl et!
Erkek : Tayyar - Kız : Zübeyde - Yemek : Ezogelin çorbası, Kuru fasulye, Pilav, Helva
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE