MENKIBE - BEŞİKTE KONUŞAN ÇOCUKLAR
Muhammed aleyhisselâm, doğar doğmaz, “Allahü ekber kebîran vel-hamdü lillahi kesîran.” demiştir.
Yahya aleyhisselâm, küçükken, hazret-i İsa’nın peygamberliğini tasdik ederek dedi ki: “Senin, Allahın kulu ve Resûlü olduğuna şehâdet ediyorum.”
İbrahim aleyhisselâm, doğduğu zaman doğruldu ve dedi ki: “La ilâhe illallah vahdehu lâ-şerîkeleh, lehül-Mülkü ve lehül-hamdü.”
(Bir olan ve ortağı bulunmayan Allahtan başka hiçbir ilâh yoktur. Hamd O’na mahsustur.)
Hazret-i Meryem, teyzesinin kocası olan Zekeriya aleyhisselâmın himâyesinde büyüyordu. Zekeriya aleyhisselâm odaya her girişinde yaz mevsiminde kış meyvesi, kış mevsiminde yaz meyvesi görürdü. Beşikteki Meryem’e sordu:
Meryem! Bu sana nereden geliyor?
Bu, Allah tarafındandır. Şüphesiz ki Allahü teâlâ dilerse, dilediğine sayısız rızık verir.
Yemâme halkından bir şahıs, küçük çocuğu ile birlikte Resûl-i Ekrem’in huzuruna gelmişti. Efendimiz ona şöyle sordu:
Ey oğul! Ben kimim?
Çocuk şöyle cevap verdi:
Sen Allahın Resûlüsün.
Hazret-i Meryem’e iftira edilince, beşikteki İsa aleyhisselâm iftiracılara dedi ki:
“Ben Allahın kuluyum. O bana kitap verdi ve beni peygamber kıldı. Beni, her nerede bulunursam bulunayım mübârek kıldı. Bana, ben hayatta bulundukça namazı, zekâtı emretti. Beni anneme hürmetkâr kıldı. Beni bir zalim, bir bedbaht olarak yaratmadı.” FIKRA - NÖBETÇİ
İnşaatı bekleyen iki bekçiden biri, ötekinin yatıp uykuya daldığını görür ve seslenerek sorar:
Ne yatıyorsun öyle?
Yatmıyorum, uzun oturuyorum.
Ya sesin niye çıkmıyor?
Etrafı dinliyorum.
Gözlerin neden kapalı?
- Eskimesin diye.
- Peki, niçin horluyorsun?
- Uykuyu korkutuyorum.
Erkek : Levent - Kız : Leyla - Yemek : Kereviz çorbası, Zeytinyağlı pırasa, Izgara Et