MENKIBE - HÂTİM-İ ESAM’IN NAMAZI
Üsâm bin Yusuf hazretleri, Hâtim-i Esam hazretlerinin mescidine geldi. Hâtim-i Esam’a sordu:
- Siz namazı nasıl kılarsınız?
- Namaz vakti gelince, hem zâhiren hem de bâtınen abdest alırım.
- Bu iki abdest, nasıl olur?
- Zâhirî abdest, belli organlarımı su ile yıkarım. Bâtınî abdeste gelince, organlarımı tevbe, pişmanlık ile; dünya ve baş olma sevgisini, mahlûkun övmesini, kin ve hasedi terketmek sûretiyle yıkarım.
Kâbe’yi gözümün önünde tutarım, Allahü teâlânın beni gördüğünü düşünürüm. Cennetin sağımda, Cehennemin solumda, Azrâil aleyhisselâmın arkamda olduğunu ve sanki ayağımı Sırat Köprüsü’ne koymuş olduğumu, kıldığım bu namazın son namazım olduğunu kabul ederim. Sonra niyet eder, tekbir alırım. Namazda okurken, tefekkür ederek okurum. Tevâzu ile rükûa giderim. Tazarrû ve yakarma hâlinde secde yaparım. Ümit ile teşehhüdde otururum. İhlâs ile selâm veririm. İşte 30 seneden beri benim kıldığım namaz böyledir.
Bunun üzerine Üsâm bin Yusuf hazretleri buyurdu ki: “Bunu herkes yapamaz.” dedi.
SOHBET - KAZA VE KADERE İMAN
İmanın altıncı şartı, hayır ve şerrin Allahtan olduğuna inanmaktır. Amentüdeki, “Ve bil-kaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teâlâ” demek, “Hayır ve şer, iyilik ve kötülük, olmuş ve olacak şeylerin cümlesi, Allahü teâlânın takdîriyle, yanî ezelde bilmesi ve dilemesi ve vakitleri gelince yaratması ile ve levh-i mahfûza yazmasıyla olduğuna inandım, iman ettim. Kalbimde, asla şek ve şüphe yoktur.” demektir. Bu, kaza kadere inanmak demektir.
Kader; yani alın yazısı, bir insanın doğumundan, ölümüne kadar, başına gelecek, işlerdir. Kaza; bu işlerin başa gelmesidir.
Amentünün sonundaki, Kelime-i şehâdetin (Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlüh.) kısaca mânâsı şöyle: “Ben şehâdet ederim ki, Allahü teâlâdan başka ilâh yoktur ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed aleyhisselâm O'nun kulu ve resûlüdür.”
Erkek : Salih - Kız : Saliha - Yemek : Un çorbası, Fırında balık, Çoban salatası
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE