SOHBET - ŞA'BAN AYI
Dinimizin kıymet verdiği mübârek üç aylardan ikincisi olan Şaban ayı başladı. Allahü teâlâ, Şaban ayını, Peygamberimize “sallallahü aleyhi ve sellem” mahsus kılmıştır.
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Şaban-ı şerîf, benim kendime mahsus bir aydır. Hak teâlâ hazretleri Arş-ı âlânın meleklerine azamet-i şâniyle buyurur ki: “Ey benim meleklerim, gördünüz mü? Benim kullarım, sevgilimin ayına tâzim ve hürmet ediyorlar. İzzetim, celâlim hakkı için ben de kullarımı af ve mağfiretime nail eyledim.”)
Şaban ayında oruç tutmakla ilgili hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
“Her kim, Şaban-ı şerîfte üç gün oruç tutarsa, Hak teâlâ, Cennet-i âlâda ona bir yer hazırlar.”
Şaban ayının son günleri gökte hilâli aramak da ibâdettir. Çünkü, oruca Ramazan hilâlini görmekle başlanır. Şaban-ı şerîf, hayırların çoğaldığı, bereketlerin indiği, hataların terkedildiği, günahların örtüldüğü bir aydır. Bu ayda Peygamber efendimize çok salevât-ı şerîfe okumalıdır.
NÜKTE - İLÂHÎ SIR
Allahü teâlâ ilâhî sırları bildirmedikçe, melekler dahi bilmezler. İlâhî esrar karşısında aczini bilen Azrâil aleyhisselâma Allahü teâlâ sorar:
- Bunca zaman can aldın. En çok kime merhamet duydun?
- Yâ Rabbi, bir kere deniz üzerinde çocuğu kucağında olan bir annenin ruhunu kabzedip, tahta parçasının üzerinde bıraktığım yavruya çok acıdım.
- Bu kadar can aldın. En çok kimin canını alırken sevinç duydun?
- Başka birgün, bir zalim hükümdar vardı. Etrafını kasıp kavuruyordu. Bunun ruhunu alırken çok sevinç duydum.
Allahü teâlâ buyurdu ki: “Sevinç duyduğun bu hükümdar, denizde bir tahta üzerinde bıraktığın işte o çocuktu.”
Erkek : Kerem - Kız : Kezban - Yemek : Düğün çorbası, Kereviz, Makarna, Havuç tatlısı
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE