Untitled Document

TARİH - ERMENİ ZULMÜ (2)

Hicret edenlere Masiru adındaki bir dereden yol bulup gitmekten başka çâre kalmamıştı. Bu istikamete yol veren bir derenin iki yanındaki düzlükte çoğu kadın ve çocuktan ibaret olan birkaç bin nüfus dağlara sığınmıştı. Zira, eli silâh tutanların hemen hepsi Erzurum taraflarında ve cephede bulunuyordu. Tamamen müdafaasız kimselerden meydana gelen göç topluluğu bir ana-baba günü manzarası ile yol alıyordu. Ermeni fedaileri ise, Nurduz’dan beri; perişan hâldeki bu muhacirleri takip ediyor, genç kız ve kadınları esir edip götürüyor, büyük bir kısmını şehit ediyor, kalanları tekrar takibe koyuluyordu! Zaho’nun dağ ve çöllerinde muhacirlerin yüzde yetmişi açlıktan can verip ve hatta hayvanlara ve kuşlara yem oldular... Bizimle beraber 29 köyün ihtiyarları, kadınları ve çocukları ıssız çöl ve dağlarda elimize ne geçerse yiyip, bin bir türlü meşakkat ve zahmetle o sene Haziran’ın birinci gecesi Revandız’a girdik...

Oradan Musul, Adana, Konya üzerinden Eskişehir’e ve nihayet 1918 senesinin Nisan ayının ortalarında İstanbul’a vasıl olduk. (Bizim aile) 150 kişi olarak çıktığımız bu yolculukta Eskişehir’e geldiğimizde 20 kişi kalmıştık.”

Fuat Bol - Türkiye Gazetesi - 25.02.2005

ZEKÂ BULMACASI - 23042006

GÜNÜN TARİHİ - TBMM’NİN AÇILIŞI

23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmıştı. T.B.M.M. 18 Mart 1920'de Misâk-ı Millî'yi kabûl edip, İstanbul'da son toplantısını yapan Osmanlı Mebûsan Meclisi'nin, Ankara'ya gelebilen üyeleri ile, yeni seçilen üyelerden meydana gelmişti.

Açılışı Cumâ gününe tesâdüf ettirilen meclisin üyeleri, Hacı Bayram Câmii'nde Cumâ namazını kıldıktan sonra, hayvanlar kesilerek, duâ ve tekbirlerle, meclis binâsına gelmişler ve ilk toplantısını yapmışlardı.



Erkek : Şadi - Kız : Şadiye  - Yemek : Düğün çorbası, Kıymalı Yumurta, Salata, Muhallebi



Featured Image 01