SOHBET - VAKIF
Vakıf, dünyada insanlara ikram ve ihsanda bulunarak, ahirette sevaba kavuşmak niyetiyle yapılır. Onun için; vakıf ibâdet değil, kurbettir. Kurbet, sevap kazanmak için yapılan mübahlara denir.
Vakıf, faydalanılması mübah ve mümkün olan mülk maldan olur. Vakfedilen maldan yalnız veya en sonra bir mescidin veya fakirlerin faydalanmasını bildirmek şarttır. Şu gibi sözlerle vakıf yapılır.
“Şu arazim fakirlere sadaka olarak ebedî bir vakıftır.”
“Şu malım Allah için vakıftır.”
Âdete göre vakıftan zenginler de istifade edebilir.
Vâkıfın, yani vakfedenin, vakfı idare için tayin ettiği kimse “Nâzır” ve “Mütevelli” olur. Vâkıf, malını mütevelliye teslim eder. Nâzır ve mütevelli sonradan ölürse, yerlerini bunların vasiyet ettiği kişi alır. Bunlar yoksa “Kadı” yani “Hâkim”, bir mütevelli tayin eder. Bu tayinde, vâkıfın evlât ve yakınlarından ehil olanların tercih hakları vardır. Vakıf sahibinin tayin ettiği mütevelli, nâzırın bilgisi altında vakfı idare eder. Akd ve alışveriş yapar. Malını vakfeden kimse, bunu hâkime tescil ettirdikten sonra veya mütevelliye teslim ettikten sonra vazgeçemez. “Mülkümü vakfettim...” diyen kimse, sadece ve sadece tescil ettirmeden önce bundan vazgeçebilir.
ŞİİR - GÖZLERİM
Başımı kaldırıp baksam göklere,
Düşer hayretlere donar gözlerim.
Yoğun mavilikte bir kapı arar,
Ürperir kendine döner gözlerim.
Eşitsizlik üzere bir garip ahenk,
Ne izler ne sesler birbirine denk,
Bir beyaz hüzmede saklı yedi renk,
Bakamaz sızılar yanar gözlerim.
Nazar etsem bir örümcek ağına,
Aklım uçar gider vahiy çağına,
Şehidin kanına gül yaprağına,
Baktıkça vurulur kanar gözlerim.
Bir derin ummana girmek üzere,
Eşyanın sırrına ermek üzere,
Başka âlemleri görmek üzere,
Gün gelir kapanır söner gözlerim.
Dilaver Cebeci
DÜNKÜ CEVAP
Erkek : Peyami - Kız : Cevriye - Yemek : İşkembe Çorbası, Ciğer Yahni, Pilav, Baklava
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE