Untitled Document

SOHBET - HAZRET-İ MEVLÂNÂ DİYOR Kİ

  • Hazret-i Mevlânâ’nın, biricik oğlu Sultan Veled’e etmiş olduğu, bugün de tazeliğini muhafaza etmekte olan öğütleri, onun şahsiyetinin özü, özetidir; hudutsuz çerçevesidir. Mevlânâ, oğluna der ki:
  •  Bahaeddin! Eğer daima Cennette olmak istersen, herkesle dost ol, hiç kimsenin kinini yüreğinde tutma!
  •  Kimseden bir şey isteme!
  •  Merhem ve mum gibi ol! İğne gibi olma!
  •  Eğer hiç kimseden sana fenalık gelmesini istemezsen fena söyleyici, fena öğretici, fena düşünceli olma! Çünkü bir adamı dostlukla anarsan, daima sevinç içinde olursun. İşte o sevinç Cennetin ta kendisidir. Eğer bir kimseyi düşmanlıkla anarsan, daima üzüntü içinde olursun. İşte bu gam da Cehennemin ta kendisidir.
  •  Dostlarını andığın vakit içinin bahçesi çiçeklenir, gül ve fesleğenlerle dolar. Düşmanları andığın vakit, için, dikenler ve yılanlarla dolar, canın sıkılır, içine pejmürdelik gelir. Bütün peygamberler ve velîler böyle yaptılar, içlerindeki karakteri dışarı vurdular. Halk onların bu güzel huyuna mağlup olup tutuldu, hepsi gönül hoşluğu ile onların ümmeti ve müridi oldular.
  •  Allahın sevgisini de onun aziz isimleriyle elde etmek mümkündür. Allahü teâlâ buyurdu ki: “Ey kullarım! kalbinizin temizlenmesi için beni çok anın!” Kalbiniz ne kadar temiz olursa, Allahın nurunun parlaklığı da kalbde o nisbette fazla olur. Nitekim, ekmekçinin tandırı ne kadar sıcak olursa, o kadar çok ekmek yapar, soğuk olunca ekmek yapamaz.

ATASÖZÜ - ATALAR DEMİŞLER Kİ

¬Garibe bir selâm, bin altına değer.
¬Haramdan gelen harama gider.
¬Kediyi sıkıştırırsan, üstüne atılır.
¬Taşıma su ile, değirmen dönmez.
¬Güvenme varlığa, düşersin darlığa.
¬İstediğini söyleyen, istemediğini işitir.
¬Bir fincan kahvenin, kırk yıl hatırı vardır.



Erkek : Naci - Kız : Naciye  - Yemek : Sebze çorbası, Karnıyarık, Keşkül



Featured Image 01