Untitled Document

TARİH - DÜNYANIN EN KIYMETLİ ELMASI

İstanbul’un Eğrikapı semtinde, büyük bir çöplük vardı. Konya’dan gelen bir kaşık satıcısı oradan geçiyordu. Gözü yuvarlak bir taşa takıldı. Güneş vurduğu için dikkatini çekti. Merakla eline aldı. Kir pas içinde olmasına rağmen, parlak noktaları belliydi. Torbasına attı. Akşam, Kaşıkçılar Hânı’nda hemşehrilerine gösterdi. Bir arkadaşı dedi ki:

- Onu bana ver de, tanıdığım bir bezirgâna göstereyim!..

- Bedava vermem...

Sonra, 3 uzun saplı kaşıkla değişti. Bezirgân 10 akçe ödeyerek, onu aldı. Bir sarrafa gitti. (Sarraf bilir, taşın kıymetini!..) demişler. Elmas olduğu anlaşılınca, cümlesi birbirine düştü.

Meseleyi duyan Kuyumcubaşı, ilgili her şahsa birer kese altın dağıtarak, taşa elkoymak istedi. (Yerin kulağı var.) demişler. Bu alış-veriş Sadrâzam Mustafa Paşaya kadar ulaştı. O da Cihan Sultanı IV. Mehmed Hânı haberdar etti. Sultan, herkesin hakkını ödedi. Bir Fermân-ı Hümayûn ile o elmas Hazîne-i Hümayûn’a kaydedildi. Sarraf taifesi, ince ince işlediler. Neticede 84 kıratlık, dünyanın en kıymetli elması meydana çıktı. (1658)

Bugün bile Topkapı Sarayı’nı ziyaret edenler; meşhûr Kaşıkçı Elması’nı hayranlıkla seyrederler. Onun bir çöplükte bulunduğunu bilenler çok azdır.

 

 

ŞİİR - HASRET TÜRKÜSÜ

Bekleme, ağlama, beni çağırma,
Tükendi dermanım gelemiyorum.
Bu dağlar harami, yollar ejderha,
Yitirdim yönleri bulamıyorum.



Ezel meclisinde divan kurmuşlar,

Çamurumu çile ile karmışlar,
Yazıp çizip ak alnıma vurmuşlar,
Hasret fermanımı silemiyorum.



Gündüzler, ağ atıp tuttular beni,

Geceler, zindana attılar beni,
Çağdaş şehirlerde sattılar beni,
Zincirlerden azat olamıyorum.



Dilâver Cebeci

DÜNKÜ CEVAP

Ali 24 ve Veli 3 yaşındadır. Ali 2. çocuk doğduğunda 1.5, 3. çocuk olduğunda 3, ..., 15. çocuk doğduğunda 21 yaşındaydı. Veli 3 yaşına gelince, Ali 24 yaşına gelmiş olur.



Erkek : Fatih - Kız : Funda  - Yemek : Şehriye çorbası, Türlü, Çoban salatası, Kavun



Featured Image 01