TARİH - OSMANLILARDA ŞEHİR TEMİZLİĞİ
Çöplük Subaşısı, İstanbul sokaklarındaki bütün çöp, hayvan pisliği ve kalıntıları toplatırdı. Evliya Çelebi’nin anlattığına göre bu kimseler, gündüzleri sokaklardan geçerken “Çöp çıkaran! Çöp çıkaran!” diye bağırırlar, arkalarında bir küfe ile sokakları dolaşır, birikmiş çöpleri küfelerine doldurarak deniz kenarına atarlardı. Sepetlerde toplanan çöpler deniz kenarlarında çamur teknelerinde ayrılır, içinde akçe, mangır veya işe yarar başka şeyler bulunursa, bunlar çalışanların olurdu. Daha sonraları hayvanlarla çekilen çöp arabaları kullanıldı. O devirde sanayi artıkları olmadığı için, çöpler suda erir gider deniz kirlenmezdi. Hükümet, Beyazıt, Sultanahmet Meydanı gibi meydanları yılda birkaç defa temizletirdi.
Çarşı temizliğinden çarşı esnafı, mahâlle aralarının, meydanların, sokakların temizlenmesinden ve mesken çöplerinin toplanmasından da Arayıcı Teşkilâtı sorumluydu. Çarşı temizliği için yapılacak harcamalar, “Avarız Sandığı” denilen esnaf sandıklarından karşılanıyordu. Çöpçülük ve lağımcılık gibi hizmetler Evliya Çelebi’nin naklettiğine göre; ekseriyetle Ermenilere gördürülürdü. Mahâlle temizliği ise, İslâmî bir gereklilik sayıldığından, sorumluluğu mahâlle imamına bırakılmıştı. Çöplük Subaşılarının gündüzleri kol gezerek çarşı pazarın, mahâlle aralarının temizliğine dikkat etmek, bozulmuş kaldırımları tamir etmek, harap binaları Mimarbaşına haber vermek gibi görevleri vardı.
ZEKÂ BULMACASI - BİR TEPE
Bir tepe üzerindeki eve 9 dakikada gidip gelen bir bisikletli, tepeye çıkmak için inişin 5 katı zaman harcıyor. Bu kişi tepedeki eve kaç dakikada ulaşır? (Cevabı yarın)
Erkek : Cevdet - Kız : Nafia - Yemek : Mantar Çorbası, Bamya, Biber dolması, Yoğurt
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE