Untitled Document

ŞİİR - SANAT

Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek,
Bizim diyârımız da binbir baharı saklar!
Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek,
İncinir düz caddede, dağda gezen ayaklar.

Sen kubbesinde ince bir mozaik arar da,
Gezersin kırk asırlık bir mâbedin içini,
Bizi sarsar, bir sülüs yazı görsek duvarda,
Bize heyecan verir, bir parça yeşil çini...

Sen raksına dalarken, için titrer derinden,
Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin.
Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden,
Toprağa düz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin.

Fırtınayı andıran orkestra sesleri,
Bir ürperiş getirir senin sinirlerine,
Istırap çekenlerin acıklı nefesleri,
Bizde geçer en yanık bir musiki yerine!

Sen anlayan bir gözle süzersin uzun uzun,
Yabancı bir şehirde bir kadın heykelini.
Biz duyarız en büyük zevkini ruhumuzun,
Görünce bir köylünün kıvrılmayan belini.

Başka sanat bilmeyiz, karşımızda dururken,
Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz.
Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken,
Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz!

Faruk Nâfiz Çamlıbel

DÜNKÜ CEVAP

Uzundur. Çünkü, önünüzde duran adamdan sonra gelen adam sizsiniz ve o adamın daha uzun olduğu cümlenin başında belirtiliyor.


Erkek : Selman - Kız : Semra  - Yemek : Mercimek Çorbası, Karnıyarık, Cacık



Featured Image 01