SOHBET - HELÂL KAZANMANIN ÜSTÜNLÜĞÜ
Kurân-ı kerîmin Müminûn sûresi, 52. âyetinde meâlen buyuruldu ki:
“Ey Peygamberlerim! “salevâtullahi aleyhim ecma’în” Helâl ve temiz yiyiniz ve bana lâyık ibâdetler yapınız!”
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
“Helâl kazanmak her Müslümana farzdır.”
“Bir kimse, hiç haram karıştırmadan, kırk gün helâl yerse, Allahü teâlâ, onun kalbini nûr ile doldurur. Kalbine, nehirler gibi hikmet akıtır. Dünya muhabbetini, kalbinden giderir.”
“Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp duâ ederler. Böyle duâ, nasıl kabûl olunur?”
“Haram yiyenlerin ne farzları, ne de sünnetleri kabûl olmaz.” [Yani sevâbına kavuşamazlar.]
“10 liralık elbisenin, 1 lirası haram olsa, o elbise ile kılınan namazlar kabûl olmaz.”
“Haram ile beslenen vücûdun ateşte yanması daha iyidir.”
“Malın helâlden mi, haramdan mı geldiğini düşünmeyenler, Cehenneme, neresinden atılırsa atılsınlar, Allahü teâlâ, onlara acımayacaktır.”
“İbâdet 10 kısımdır, 9 kısmı, helâl kazanmaktır.”
“Helâl kazanmak için yorulup, evine dönen kimse, günâhsız olarak yatar. Allahü teâlânın sevdiği kimse olarak kalkar.”
“Allahü teâlâ buyuruyor ki, haramdan kaçınanlara hesap sormaya utanırım.”
Dünyalık kazanmak için çalışmak günâh değildir. Dünyalık sevgisi, dünyaya gönül bağlamak günâhtır. Sa’d bin Ebî Vakkâs hazretleri; “Yâ Resûlallah! Duâ buyur da, Allahü teâlâ, benim her duâmı kabûl etsin!” dediğinde, buyurdular ki:
“Duânın kabûl olması için, helâl lokma yiyiniz!”
Hazret-i Ebû Bekir hizmetçisinin getirdiği sütü içti. Sonra helâlden olmadığını anlayınca, parmağını boğazına sokarak kay etti. O kadar zahmetle çıkardı ki, ölüyor sandılar. Sonra; “Yâ Rabbî! Elimden geleni yaptım. Midemde ve damarlarımda kalan zerrelerden
Erkek : Talha - Kız : Dilara - Yemek : Mercimek Çorbası, Sulu köfte, Patates püresi
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE