Untitled Document

HİKÂYE - BÜYÜK İYİLİK

Adam kapıyı açtığında polislerle karşılaştı. Heyecanla sordu:

- Bir şey mi istediniz efendim?

Komiser olanı cevap verdi:

- Evinizi soyan hırsızı yakaladık beyefendi.

Adam, genci bir müddet süzdükten sonra; “Buyurun, içeri girin!” diye kenara çekildi. Hep birlikte oturma odasına geçtiler. Adam, önce polislerin sonra da gencin elini sıktı.

- Geldiğinize sevindim. Bu gençle tanışmayı da çok arzu ediyordum.

Polislerden biri lafa karıştı:

- Bu delikanlı sivil polis değil, hırsızdır.

- Hırsız olduğunu biliyorum ama, şimdi şikâyetçi değilim artık.

Herkes şaşırmıştı. Adam, misâfirlere şeker ikrâm ettikten sonra konuşmaya devam etti:

- Evim soyulmadan önce, geç vakitlere kadar oturur, hâliyle sabah namazlarına bazen kalkamazdım. Ve çok istediğim hâlde, günde bir sayfa bile Kur’ân-ı kerîm okumaya vakit bulamazdım. Kıldığım namazlar da, aceleden hep yarım yamalak olurdu. Delikanlı, beni bu gafletten kurtardı. Çünkü televizyonumu çalmıştı.

Cüneyd Suâvi

FIKRA - TAHAMMÜLÜ YOK

        Kendisini babayiğit sayan bir adam, kahvede otururken, ensesinde bir tokatın şaklaması üzerine, büyük bir kızgınlıkla geri döner.
        "Vay! Bana ha?" diye vurmak için davranırken, ensesine vuranın dev gibi biri olduğunu görünce, bozuntuya vermeden sorar:
        - Bana bak! Ciddi mi vurdun, yoksa şaka mı yaptın?
        İri adam kestirip atar:
         -Ciddi vurdum. Ne olacak?
         - İşte böyle söyle. Şakaya hiç tahammülüm yok da...


Erkek : Vahid - Kız : Vahide  - Yemek : Domates Çorbası, Ciğer tava, Pilav, Salata



Featured Image 01