Untitled Document

SOHBET - DUÂLARIN NETİCESİ

Birgün İbrâhim-i Edhem hazretlerine sordular ki:
“Allahü teâlâ buyuruyor ki: (Ey kullarım! Benden isteyiniz! Kabul ederim, veririm!) Hâlbuki, istiyoruz, vermiyor?”
Cevâbında buyurdu ki:
- Allahü teâlâyı çağırırsınız, O’na itaat etmezsiniz!
- Peygamberini ‘’sallallahü aleyhi ve sellem’’ tanırsınız, ona uymazsınız!
- Kur’ân-ı kerîmi okursunuz, gösterdiği yolda gitmezsiniz!
- Cenâb-ı Hakkın nîmetlerinden faidelenirsiniz, O’na şükretmezsiniz!
- Cennetin, ibâdet edenler için olduğunu bilirsiniz, hazırlıkta bulunmazsınız!
- Cehennemi, âsiler için yarattığını bilirsiniz, ondan sakınmazsınız!
- Babalarınızın, dedelerinizin ne olduklarını görür, ibret almazsınız!
- Kendi ayıplarınıza bakmayıp, başkalarının ayıplarını araştırırsınız!

Böyle olan kimseler, üzerlerine taş yağmadığına, yere batmadıklarına, gökten ateş yağmadığına şükretsin! Daha ne isterler? Duâlarının neticesi, yalnız bu olursa, yetmez mi?

GÜNÜN TARİHİ - SELÂHADDİN-İ EYYÛBÎ

Hayatını, Hıristiyan Haçlı Orduları ile mücadele içinde geçiren Sultan Selâhaddin-i Eyyûbî, 1137’de doğmuş ve 4 Mart 1193’de Şam’da vefât etmiştir. Haçlılara karşı yaptığı bütün muharebelerde galip gelmiş, tarihe parlak zaferler hediye etmiştir. Sultan Kılıçaslan zamanında Haçlıların eline geçen Kudüs’ü, 1187’de tekrar geri almıştır. Bu fetih üzerine bütün Avrupa ayağa kalkmış, fakat Selâhaddin-i Eyyûbî, mücadelesinden bir an gerilememiştir. Selâhaddin-i Eyyûbî, dini ve vatanı için cepheden cepheye koşmuş müstesnâ bir şahsiyettir.

Düşmana karşı da, İslâmın adalet ve ihsan kâidelerinden hiçbir zaman ayrılmazdı. Haçlılar esir Müslümanları kılıçtan geçirdiği zaman, elindeki Hıristiyan esirlere, İslâmiyetin emrettiği şekilde güzel muamelede bulundu. Birçok menkıbeleri dilden dile dolaşmaktadır.

* * * * *

Selâhaddin-i Eyyûbî son hastalığında kapının önündeki devlet bayrağını kaldırtıp, onun yerine aynı direğe kefenini astırmış ve işe memur ettiği bayraktara emir verip durmadan şöyle bağırmasını emretmiş:

“Sultan Selâhaddin’in dünyadaki fetihlerinden ahirete götürebileceği şey, işte bu kefenden ibarettir.”

Bayraktar günlerce bu cümleyi tekrar etmiştir.



Erkek : Bekir - Kız : Beyza  - Yemek : Sebze çorbası, Güveç, Yaprak sarması, Helva



Featured Image 01