Untitled Document

MAKALE - CEM KARACA’NIN ARDINDAN

(8 Şubat 2004 tarihinde vefât eden) Cem Karaca geçen hafta duâlarla toprağa verildi. Cem Karaca’nın vefâtı, vasiyeti, cenâze merasimi günlerce basınımızın önemli konuları arasında yer aldı. Bu ölüm olayında benim şahsen takdir ettiğim, cesurca bulduğum, yaptığı vasiyettir. “Hiçbir tören istemiyorum, sadece dinî tören istiyorum, beni duâlarla gömün, alkış istemiyorum.” demesi, diyebilmesi bence önemli bir olaydır. Çok faydalı bir çığır açmaktır.

Bu vasiyet gerçekten takdir edilmesi gereken bir davranıştır. Çünkü, bilerek bilmeyerek biri bir yanlışlık yapıyor, bu yanlışlık ikaz edilmediği, doğrusu bildirilmediği için bir müddet sonra o sanki dinin bir kuralıymış gibi kalıyor. Sonra da bunu kaldırmak mümkün olmuyor. Bunun için din görevlilerinin çekinmeden yapılması gereken ikazları yapması şarttır. Eğer cenaze merasimi dinî inançtan dolayı yapılıyorsa -ki bunda kimsenin şüphesi yok- dinin bildirdiği şekilde yapılması kadar tabii ne olabilir?

Bugün maalesef bunlar bir kenara atılmıştır. Her önüne gelen kendi aklına göre bir şey yapmaya kalkışıyor. HHâlbuki dinî kaynaklara baktığımız zaman cenâze merasiminde; slogan atmanın, alkış tutmanın, çiçek atmanın, çelenk göndermenin, mezar taşına resim koymanın, yakaya resim takmanın, siyah elbise giymenin, saygı duruşunda bulunmanın, bağırıp çağırmanın, ağıt yakmanın olmadığını görüyoruz.

Yapanlar genelde bilmedikleri için, cahilliğinden dolayı yapmaktadırlar. Bunların iyi niyetle yapılması da mazeret olmaz. Dinî dayanağı olmayan iyi niyetler, insanı Cehenneme götürür. Çünkü, Cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşelidir...

Mehmet Oruç - Türkiye Gazetesi - 20.02.2004

GÜNÜN TARİHİ - IV. MURAD HÂNIN VEFÂTI

İslâm halîfelerinin 82’ncisi, Osmanlı padişahlarının 17’ncisidir. 1609’da doğdu. 1640’da vefât etti. Babası, I. Ahmed Hânın türbesindedir. Kardeşi II. Osman Hân da buradadır. Yavuz Sultan Selim gibi cesur idi. Annesi Mâhpeyker Kösem Sultanın yardımı ile iş başına kıymetli adamlar getirerek, ortalığı düzeltti. İran Şahı Abbâs, Bağdat’ı alıp, 30 bin Ehl-i sünneti, kadın, çocuk ayırmadan kesti. Murâd Hân, bizzat giderek Bağdat’ı ve Tebriz’i geri aldı. İran askeri telef oldu. Kâbe-i Muazzama’yı 1635’de yeniden yaptırdı. Memlekette birçok imar faaliyetinde bulundu. Tütün ve enfiyeyi yasak etti. Kendisi içki içmemiştir. Avrupa tarihçileri bu padişaha iftira etmişlerdir.



Erkek : Hamza - Kız : Hacer  - Yemek : Un çorbası, Etli Bezelye, Börek, Komposto



Featured Image 01