Untitled Document

GÜNÜN TARİHİ - İLK MATBAA

Osmanlı Devletinde Avrupa tipi matbaanın gelmesinden önce, kitaplar “Taş Basması” denilen bir usulle basılıyor veya hattatlarca elle yazılıyordu.

Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi ile Paris’e giden oğlu Said Efendi, orada matbaayı görüp incelemiş ve bunu memlekete getirmeyi kararlaştırmıştı. Yurda dönünce müteferrika İbrahim Efendi ile beraber faaliyete geçti. Sadrazamın kabulü ve Şeyhülislâmın da fetvasıyla 31 Ocak 1729’da ilk matbaa kuruldu. Müteferrika matbaasını takiben devlet tarafından Mühendishâne, Üsküdar ve Takvimhâne-i Âmire matbaaları ile diğerleri açılmıştır.

Müteferrika matbaasında İbrahim Müteferrika’nın vefatına kadar 16 kitap basılmıştır. İlk basılan kitap da Vankulu lügatıdır. Osmanlı Şeyhülislâmlarından 57. si olan Yenişehirli Abdullah Efendiye, 1725’te ilk matbaayı açmak isteyen Macar asıllı İbrahim Müteferrika soruyor:

“Kitap basma sanatını iyi bildiğini söyleyen bir kimse, lügat, mantık, astronomi, fizik ve benzerleri âlet ilimleri kitaplarının harflerini ve kelimelerini birer kalıba çıkarıp, buradan kağıtların üzerine basarak bu kitapların benzerlerini elde ederim dese, bu kimsenin, böyle kitap basmasına şeri’at izin verir mi?”

Şeyhulislâm cevâbında şöyle buyurmuştur:

“Kitap basma san’atını iyi bilen bir kimse, bir kitabın harflerini ve kelimelerini birer kalıba çıkarıp buradan kağıtlara basmakla bu kitaptan az zamanda kolayca, çok sayıda elde ediyor. Böylece çok ucuza kitap yazılmasına sebep oluyor. Fâideli bir iş olduğundan, şeri’at bu kimsenin bu işi yapmasına izin verir. Kitapta yazılı ilmi iyi bilen birkaç kişi, önce kitabı tashih etmelidir. Tashih edildikten sonra basılırsa, güzel bir iş olur.”



Erkek : Abdüsselâm - Kız : Aslıhan  - Yemek : Şehriye çorbası, Karnabahar, Makarna



Featured Image 01