HATIRA - SÜTUNLAR DİBİNDE DUÂ EDENLER
Ayasofya’da ikindiden sonra, yerle beraber ve yüksek merdivenli kürsülerden vaazeden dört vâizi kalbimin bütün samimiyetiyle ayrı ayrı dinledim. Fakat kalbimin bütün samimiyeti ile itiraf ederim ki, bu vâizlerin sözleri, İslâmı neşreden ilk âlimlerin sözleri gibi, ateşin olmaktan uzak, çok uzak, hatta o korun soğumuş külü kadar bile müessir değildiler. Dinin rahmetine susamış bir cemaat, bu vâizlerin kürsüleri karşısında oturmuş, derin bir hüsnüniyetle bir şey söylemelerini bekliyordu. O cemaatin içinde bazı simalar seçtim ki, memleketin irfânını temsil ederler.Tesbihlerini çekerek dinliyorlardı. Eminim ki, vâizleri dinlerken, benim kalbimden neler geçiyorsa, onların kalbinden de geçiyor; kendi kendime dedim ki: “Bu güzide âlimlerden biri kürsüye çıksa da, söylese ve bu vâiz dinlese! Dinimizin âdâbına münâfi mi olur?”
Ayasofya’da dört kürsünün önünden de derin bir inkisar-ı hayalle ayrıldım. Mihrâbın sağ tarafında dehliz gibi kuytu bir köşeye açılan bir kapı vardır. O kapıdan geçtim, orada o kuytu köşede bir nefer diz çökmüş, ellerini kavuşturmuş, gözlerini kapamış ağlar gibi, derin bir vecdle duâ ediyordu. “Bu nefer bu mübârek günde, Ayasofya’nın bu kimsenin uğramadığı kuytu köşesini niçin intihâb etmiş? Acaba niçin bu kadar istiğrakla duâ ediyor. Kürsüler etrafındaki kalabalığa niçin karışmamış?” Bütün bunları düşündüm onun hüznü beni de sardı ben de ona yakın bir sütunun dibine oturdum, gözlerim yalnız ondaydı. Uzun bir istiğraktan sonra, elleriyle yüzünü kapadı, hıçkırıklarını zapteder gibi, dizleri üstüne düştü, uzun bir müddet de öyle kaldı. Kalbim hüzünle dolu oradan ayrıldım. Cümle kapısına doğru yollanırken, yine bir sütûnun karanlığında tıpkı onun gibi, diğer bir nefer gördüm. Oturmuş, gözlerini kapamış, kendi başına, herkesten uzak duâ ediyordu. Zannederim ki bu sütunları bunlar bekliyorlar... Yahya Kemal Beyatlı
Erkek : Ferruh - Kız : Zinnur - Yemek : Şehriye çorbası, Haşlama et, Pilav, Revani
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE