Untitled Document

TARİH - TÜRK YURDU MUSUL VE KERKÜK

Musul-Kerkük bölgesi, üzerinde bulunduğu coğrafyanın Anadolu ile Asya ve dolayısıyla Avrupa ile Asya arasında tarihî bir “yol” ve “geçiş mevkii” özelliği taşıması, içinde yer aldığı “Mezopotamya” bölgesinin daha ilkçağlardan beri dünyanın en önemli kültür ve medeniyetlerinin doğup geliştiği ve yaşadığı çok önemli bir merkez olması ve sahip olduğu yeraltı kaynaklarının zenginliği ile her zaman için ilgi odağı ve cazibe merkezi olmuştur.
İlkçağların en önemli medeniyetlerinden ikisi olan “Asur” ve “Babil” burada kurulmuş ve yaşamıştır. Musul-Kerkük bölgesi, İslâm medeniyeti içinde de önemini korumaya devam etmiştir. Hazret-i Ömer zamanında İslâm topraklarına katılan Musul-Kerkük, Emevî ve Abbasî devletlerinin belli başlı şehirlerinden ikisi durumundaydı. Türklerin Anadolu’ya yerleşmeleri ve burayı vatanlaştırmaları sırasında, Musul-Kerkük önemli bir “üs” vazifesi görmüştür. Türkler burada, Musul-Kerkük bölgesinin de sınırlarına dahil olduğu ilk Türk devleti olan “Tulunî Devleti”ni kurmuşlardır. Türkistan Türklerinin batıya yönelmeleri ve Tuğrul ve Çağrı beylerle başlayıp, Alparslan ile sonuçlanan Anadolu’ya akınları, burayı bir Türk yurdu hâline getirmiştir. Büyük Selçuklu Devleti’nden sonra, Osmanlı Devleti hâkimiyetine kadar geçen süre içinde Musul-Kerkük bölgesinde Irak Selçukluları, Zengiler, Erbil Atabeyliği, Karakoyunlu, Akkoyunlu gibi bir çok Türk devleti kurulmuştur. Yavuz Sultan Selim Hân tarafından 1517 yılında Osmanlı ülkesine katılan Musul ve Kerkük şehirleri, Kanunî Sultan Süleyman döneminde eyâlet hâline getirilmiştir.
Musul-Kerkük bölgesi, 19. yüzyıldan itibaren, coğrafî konumu ve yeraltı zenginlikleri ile yabancı güçlerin dikkatini çekmeye başlamış, I. Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere, Osmanlı Devleti’nin savaşın mağlupları arasında yer almasından istifade ederek, Musul-Kerkük bölgesi üzerinde hâkimiyet kurmak için her türlü yolu denemekten kaçınmamıştır. Bin yıldır Türk toprağı olan bu bölge, Osmanlı Devleti’nden koparılmaya çalışılmıştır. Musul bölgesinde ayrıca, Kürtler, Araplar, Süryanîler, Keldanîler, Yakubîler ve Ermeniler gibi... çeşitli din ve milletlerden toplumlar da yaşamaktadır.

Musul bölgesi, 1926 yılında yapılan “Ankara Antlaşması” ile, petrol üretiminden Türkiye’ye bir takım haklar tanınmakla birlikte, İngiliz mandası altında kurulan Irak Devleti’ne bırakılmıştır.


Erkek : Üsame - Kız : Nigâr  - Yemek : Ezogelin çorbası, Zeytinyağlı kereviz, Pilav, Sütlaç



Featured Image 01