SOHBET - ABDÜLHAKÎM ARVASÎ
Hicrî 1281 (m.1865)'de Van’ın Başkale kazâsında doğdu. Babası Seyyid Mustafa Efendi âlim ve fâdıl idi. Seyyid oldukları Irak'taki şer’î mahkeme defterlerinde yazılıdır. İlk tahsilini babasından aldı. Daha sonra Arvas’a giderek yüksek tahsilini zamanın en büyük âlimi Seyyid Fehim-i Arvâsî “rahmetullahi aleyh” hazretlerinin huzûrunda tamamladı. 19 yaşında mutlak icâzet aldı. Başkalede 30 yıl tedris ve irşad ile meşgul oldu. Yani ders okuttu.
1914'de Ruslar Doğu’yu işgal edince hicret ederek Irak, Adana, Eskişehir yoluyle İstanbul’a geldi. Eyûb Sultan'da yerleşti. 1919’da Medrese-tül Mütehassısîn'e, yâni İlahiyat Fakültesi'ne Müderris (Ordinaryüs Profesör) olarak tayin edildi. İstanbul'da çeşitli câmilerde senelerce ilim neşr etti.
Her hâli ve hareketi ile İslâmiyyete uyardı. Çok mütevâzî olup “Ben” dediği işitilmemiştir. Çok heybetli ve temkîn sâhibiydi. Misafiri çok severdi. Yardım yapmaktan hoşlanırdı. Ziyâretlere gider, davetlere icâbet ederdi.
27 Kasım 1943 de Ankara'da vefât etti. Mübarek kabri Ankara'nın Bağlum kasabasındadır. Buyurdular ki:
“İnsanlığı kaplayan sıkıntıların birinci sebebi, Hakka karşı şirk koşmaktır. İlim ve fen ilerlediği halde insanlığın ufuklarını sarmış olan fesad karanlığı hep imansızlığın neticesidir. Hakkı tanımadıkça, Hakkı sevmedikçe, Hak teâlâyı hâkim bilip O’na kulluk etmedikçe insanlar birbiri ile sevişemez.”
“Büyüklerin sözü, sözlerin büyüğüdür. Evliyânın sözünde Rabbânî tesir vardır.”
“Temiz ve yeni elbise giyiniz. Gittiğiniz yerlerde ahlâkınızla, sözlerinizle İslâmın vakârını kıymetini gösterinız.”
“Çeşitli, lezzetli yemeklerle ve tatlı, soğuk şerbetlerle bedenlerinizi rahat ve hoş tutunuz.”
“Bir vakit namazımı kaçırmaktansa, bin kere ölmeyi tercih ederim.”
Erkek : Şemseddin - Kız : Jale - Yemek : Tarhana Çorbası, Balık tava, Helva, Üzüm
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE