Untitled Document

HATIRA - ANZAKLI ÖMER’İN HİKÂYESİ (2)

Arkasından, nemli gözlerle bana; “Adınızı söyler misiniz?” dedi. “Ömer” cevabını verdim. Gâyet merakla tekrar sordu:- Niçin sana Ömer ismini vermişler?- Babam, Müslümanların ikinci halifesi olan Hazret-i Ömer’in adını vermiş. - Senin adın Müslüman adı mı?- Evet, Müslüman adıdır.Zorla doğrulmak istedi. Oturmasına yardım ettim. Gözleri dolu doluydu, dedi ki:- Benim adım şimdiye kadar Mr. Josef Miller idi. Şimdiden sonra “Anzaklı Ömer” olsun.Şaşırarak, “Peki, olsun.” dedim.- Doktor bey, beni Müslüman eder misin? Nasıl Müslüman olurum?Çok şaşırdım. O yaşa gelinceye kadar içten içe hep düşünüyormuş... Kendisine imânın ve İslâmın şartlarını anlattım. Kabul etti. Hem Kelime-i şehâdet getiriyor, hem de çocuk gibi ağlıyordu... Mırıldandı:- Siz Müslümanlar tesbih çekersiniz. Bana da bir tesbih bulsan da ben de yattığım yerden tesbih çekerek Allahımı ansam olur mu? Bu sözden de anladım ki; dedelerimiz savaş esnasında Allahı zikretmeyi ihmal etmiyormuş. Hemen bir tesbih bulup kendisine getirdim. Birgün yanına gittiğimde samimi bir şekilde rica etti:- Beni yalnız bırakma olur mu?- Ne gibi Ömer amca?- Ara sıra gel de bana İslâmiyeti anlat! Bunları duydukça kalbim ferahlıyor. O günden sonra her gün yanına gittim. Kaç gün geçti tam hatırlamıyorum. Birgün hastanenin hoparlöründen; “Doktor Ömer! Lütfen 217 numaralı odaya gelin!” diye bir anons duydum. Odasına vardığımda, gördüğüm manzara aynen şöyleydi: Sağ elinde tesbih, açık duran sol kolunun pazusunda dövme Türk bayrağı, göğsünde imânı ile koskoca Anzaklı Ömer Amca, son anlarını yaşıyordu. Hemen başucuna oturdum. Kendisine Kelime-i şehâdet söylettirdim. O şekilde kucağımda rûhunu teslim etti... Ne yalan söyleyeyim, ben de çok ağladım...

                                                                                                               Dr. Ömer Musluoğlu

FIKRA - UZAK DEĞİLMİŞ

Ders çalışan çocuk, ıslık çalarak ortalarda gezinen babasına sorar:
- Afrika ne taraftadır baba?Baba, çok bilgili pozlarda cevap verir:
- Fazla uzakta olmamalı.- Nereden biliyorsun?
- Bizim şirkette bir zenci var. Her gün işe bisik
letle gidip geliyor!



Erkek : Sadık - Kız : Selda  - Yemek : Şehriye çorbası, Karnabahar, Pilav



Featured Image 01