Untitled Document

MAKALE - AVRUPA BİRLİĞİ NEDİR

Batılı aydınlar geleceğe umutla bakamıyorlar. İçinde bulundukları manevî buhranı sezmiş durumdalar; ancak çare bulmakta güçlük çekiyor, çöküş felâketini geciktirmekte zorlanıyorlar. Avrupa bu çöküş sürecini daha fazla uzatmak için, Avrupa Birliği idealine dört elle sarılmış. Biz Avrupa Birliği’nin kapısında beklerken, Avrupalı düşünürler, Avrupa nasıl kurtulur diye kafa yoruyorlar.

Yugoslavya’nın ötesindeki Avrupa’da aile yapısı neredeyse kaybolmuş gibi. Akraba ilişkilerine gelince o, hemen hemen yok olmuş. Turist olarak Türkiye’ye gelen Avrupalıların en hayret ettikleri husus, bizdeki aile bütünlüğü ve akrabalık ilişkileri. Hem hayret, hem de gıpta ile karşılıyorlar bizdeki birlik ve bütünlüğü.

İstatistikler ve araştırma raporları inanç konusunda tehlike çanlarının kafaları zonklattığını gösteriyor. Ateist ve dinsiz genç sayısının gün geçtikçe çoğaldığını gösteren raporlar var. Manevî değerler alabildiğine terkedilmiştir.

Rene Guenon, Spengler ve Firitjof Capra, Batı dünyasının bugünkü durumunu mânevi bir çöküş olarak kabul ediyorlar. Her medeniyetin yükselişinden sonraki çöküş sürecine geçtiği gibi.

Şimdi bizim böyle bir Avrupa ile birleşmemiz isteniyor, bu mümkün mü? Siyâseten mümkün. Stratejik işbirliği bakımından da mümkün. Hatta ekonomik alanda da bazı adımlar atılabilir. Ancak, bir Hıristiyan kulübü olarak din ve kültür farklılığını önemli bir engel olarak gören mutaassıp Avrupalılarla bizim birleşmemiz, Max Weber de dirilse bugünkü şartlarda mümkün değil.

Kaldı ki, Avrupa’yı hâkimiyeti altına almak isteyen Federal Almanya’nın, yanıbaşında 70 milyon nüfuslu bir Türkiye’yi görmek istemediği de daha şimdiden kulaklara fısıldanan bir kompleks. İnsan haklarına gelince: Kim ne derse desin, insan hakları başka, Alman hakları başka.

Bütün bu gerçeklere rağmen ben Avrupa Birliği’ne girmeyelim demiyorum. Mutlaka girmemiz lâzım. Gerçekçi olalım ve önce kendi birliğimizi, kendi insanımızın haklarını, yaşama şartlarını ve inanç ve ifade hürriyetini kuralım. İşte o zaman Avrupa’nın kendisi bize talip olacak, kendisi kapılarımıza dayanacaktır. Yeter ki biz, biz olalım.                       

Ömer Öztürkmen / Türkiye Gazetesi / 22.12.2000



Erkek : Namık - Kız : Nedret  - Yemek : Paça Çorbası, Barbunya pilaki, Kıymalı Börek, Hoşaf



Featured Image 01