Untitled Document

HİKÂYE - GERÇEK DOSTLUK

Bir genç küçük yaşta babasını kan davası sebebiyle kaybetmiş ve ailesi tarafından yıllarca intikamını alması gerektiği öğütleriyle büyütülmüş. Bu gencin iki arkadaşı varmış; çocukluktan beri yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen iki can dostu. Ve de tabii bir sevdiceği...

Günlerden birgün bir haber gelir. Sevdiceği kızın ertesi gece yarısı başkasına kaçacağı haberi. Delikanlı bu haberle yıkılır âdeta. Sonra, “Babasının katili olan kişi yine aynı gün, aynı vakitte köye gizlice gelecekmiş.” diye bir haber daha alır. Saatler sonra gelen son bir haber, onu iyice çıkmaza sürükler. Zira, can dostları, iki eli kanda olsa dahi, aynı gün aynı saatte köyün dışındaki boş bir evde kendisini bekliyorlarmış.

Derin düşünceler içinde otururken ve ne yapacağına karar veremez bir vaziyetteyken, yaşlı annesi oğlunun üzüntüsüne ortak olmak istemiş. Oğlundan durumu öğrenmiş. Güngörmüş kadın tereddüt dahi etmeden şöyle demiş:

“Oğul! Sevdiğin başkasına varacaksa bırak varsın! Zãten gönlü sende değildir. Düşmanın artık senden çekinmeyecek kadar pervasız olmuşsa, bırak, varsın gelsin! Bir daha gelecektir. Ama oğlum, dostların çağırmışsa hemen git! Zira gerçek dostluk insanı insan yapar...”

Bu sözler üzerine genç rahatlar. Silahını kuşanır, atına biner ve dostlarının yolunu tutar. Kararlaştırılan yere vardığında, dostları sevinçle kucaklar onu, elinden tutup boş evin bir odasına götürürler. Yerdeki örtüyü kaldırdığında, düşmanının ölüsüyle karşılaşır. Yandaki bir odaya götürüldüğünde de, özlem ve sevinçle boynuna sarılır sevdiceği. Böylece genç gerçek dostluğun önemini anlar.

Arslan Mirzaoğlu

FIKRA - BORÇ ÖDEME

Hâkim suçluya sorar: - Davacıya borcunu bir türlü ödememişsin, neden ödemiyorsun? Suçlu boynunu bükerek cevap verir: - Vereceğim vermesine de, “Bana 3 ay mühlet ver diyorum vermiyor. 3 yıldır beni devamlı oyalıyor.


Erkek : Şakir - Kız : Şeyma  - Yemek : Tarhana Çorbası, Bamya, Makarna, Turşu



Featured Image 01