ŞİİR - YAVAŞ YAVAŞ
Azrâil, başına geldiği zaman,
Kırılır ayakla kol, yavaş yavaş.
Mevlâm nasîb etsin din ile îmân,
Akar gözlerinden sel, yavaş yavaş.
Yüksek uçan gönül, yorulur birgün,
Ölçü terâzîsi, kurulur birgün.
Herkesin yaptığı, sorulur birgün,
Döner mi, yâ Rabbî, dil yavaş yavaş.
Hep nefsine uydun, tevbe etmedin,
Her bulduğun yidin, şükür etmedin.
Nihâyet, bu kara toprağa geldin,
Çekilir dünyâdan el, yavaş yavaş.
Kabrin üzerine dikerler taşı,
Bir avuç toprağa koyarsın başı.
Baba, oğlun görmez, kardeş kardeşi,
Gider, geri dönmez yol, yavaş yavaş.
Kâfûrlu, ılık suyu koyarlar,
O nazlı bedeni, tekmîl soyarlar.
Öldüğünü konu komşu duyarlar,
Gelir geri ahbap el, yavaş yavaş.
Kırılır ayakla kol, yavaş yavaş.
Mevlâm nasîb etsin din ile îmân,
Akar gözlerinden sel, yavaş yavaş.
Yüksek uçan gönül, yorulur birgün,
Ölçü terâzîsi, kurulur birgün.
Herkesin yaptığı, sorulur birgün,
Döner mi, yâ Rabbî, dil yavaş yavaş.
Hep nefsine uydun, tevbe etmedin,
Her bulduğun yidin, şükür etmedin.
Nihâyet, bu kara toprağa geldin,
Çekilir dünyâdan el, yavaş yavaş.
Kabrin üzerine dikerler taşı,
Bir avuç toprağa koyarsın başı.
Baba, oğlun görmez, kardeş kardeşi,
Gider, geri dönmez yol, yavaş yavaş.
Kâfûrlu, ılık suyu koyarlar,
O nazlı bedeni, tekmîl soyarlar.
Öldüğünü konu komşu duyarlar,
Gelir geri ahbap el, yavaş yavaş.
FIKRA - BAŞKASI MI
Yaşlı adam vefat eder. Cenaze merasimi esnasında hoca konuşmaya başlar. Adamın ne kadar dürüst, cömert, iyi bir aile reisi, mükemmel bir eş, sevecen bir baba olduğunu söyler. Bu övme işi devam ederken gözü yaşlı anne, çocuklarından birisine dönerek der ki:
- Bir gidip bakın bakayım, oradaki babanız mı?
DÜNKÜ CEVAP

Erkek : Muammer - Kız : Müberra - Yemek : Lahana çorbası, Ciğer tava, Salata
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE