Untitled Document

HATIRA - VİETNAM GÂZİSİ

- Anne-baba, San Francisco’dayım. Artık eve dönüyorum, ama sizden bir şey rica ediyorum; yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum.

- Memnuniyetle oğlum, onunla biz de tanışmak isteriz.

- Fakat bilmeniz gereken bir şey var. O, savaşta ağır yaralandı. Bir mayına bastı ve bir koluyla bir ayağını kaybetti. Onun şimdi gidecek hiçbir yeri yok. Bu yüzden gelip bizimle kalmasını istiyorum.

- Bunu duyduğumuza üzüldük oğlum. Belki elbirliğiyle onun başka bir yer bulmasına yardımcı olabiliriz...

- Hayır anne, baba... Lütfen... Onun bizimle yaşamasını istiyorum.

-Oğlum! Sen, bizden ne istediğini bilmiyorsun. Onun gibi bir özürlü bize korkunç bir yük olur. Bizim kendimize ait bir hayatımız var ve bunun gibi birşeyin hayatımıza engel olmasına izin veremeyiz. Bence hemen bu arkadaşını unutup eve dönmelisin. Kendi başının çâresine bakacaktır!

Oğul o anda telefonu kapattı. Ve ailesi ondan, birkaç gün sonra, San Francisco polisinden bir telefon gelinceye kadar haber alamadı. Oğullarının yüksek bir binadan düşüp öldüğünü öğrenir öğrenmez, hemen San Francisco’ya uçtular ve bu olayın kaza değil, intihar olduğuna inanan polisler tarafından, cesedi tespit etmeleri için şehir morguna götürüldüler.

Üzüntülü ana baba morgta kendilerine gösterilen evlâtlarını tanıdılar ama bu sırada birşeyi daha öğrenip dehşete düştüler. Kendi oğullarının sadece bir kolu ve bir bacağı vardı!

FIKRA - PATRONUN ŞAKASI

 

Şakacı, fakat cimri patron, boğaz tokluğuna çalıştırdığı işçilerden birisiyle ayaküstü sohbet ederken der ki:

- Sana hak ettiğin ücreti vermediğimi biliyorum Hasan.

Hasan’ın umutla gözlerine baktığını görüp, konuşmaya devam eder:

- Fakat, hepten aç kalmana da gönlüm razı olmuyor işte.



Erkek : Ziya - Kız : İffet  - Yemek : Domates Çorbası, Patates Oturtma, Pilav, Turşu



Featured Image 01