Untitled Document

TARİH - MÎLÂDÎ YILBAŞI KUTLAMALARI

       Hıristiyanların, yılbaşını kutlamaları, Roma İmparatorlarının birincisi olan Konstantin ile başlar. Konstantin, Eflâtun'un ortaya koyduğu teslis (Trinite) yâni üç tanrı inancını, papazlara yazdırdığı yeni İncil'e koydurdu ve Noel Gecesi'ni bayram ilân etti. İsâ aleyhisselâmın İncil'inde ve Havârilerinden barnabas'ın yazdığı İncil'de Allahın bir olduğu bildirilmiştir.
       İslâmiyette, güneş yılının ayları içinde sayılı bir mübârek gün yoktur. Meselâ Mart ayının 21. Nevrûz denilen günü, Mayıs ayının 6. Hıdrellez Gününü ve Eylül ayının 20. Mihrican Gününü de mübârek sanmamalıdır.
       İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyurdu ki:
       "Hindûların bayram günlerine, ateşe tapanların Nevruz günlerine ve Hıristiyanların Noel gecelerine ve diğer paskalyalarına hürmet etmek, o zamanlarda onların âdetlerini, onlar gibi yapmak insanı îmândan çıkarır."
       Dinimize göre, milâdî yılbaşının, diğer günlerden farklı bir tarafı yoktur. Bu geceye ayrı muâmele etmek, Hıristiyanlara benzemek olur.
       Noel'de, hindi kesmek, eğlence tertip etmek, oyun oynamak, çam dikmek, evi süslemek, mum yakmak haramdır, büyük günahtır. Çünkü bu hâl Hıristiyanlara benzemek olur.

HİKMET - SICAK KÜL

        Ebû Osman Hîrî hazretleri birgün yolda giderken bir evden üzerine kül döktüler. Kenara çekilip, elbisesindeki külleri silkti. Sonra da buyurdu ki:
        - Çok şükür yâ Rabbi!
        Bunu işitenler sordular:
        - Üzerinize kül döküldü, her tarafınız toz içinde kaldı. Bu hâlinize mi şükrediyorsunuz efendim?
        - Evet. Aslında ateşe müstehâk biri olduğum hâlde, Cenâb-ı Hak üzerime, sönmüş kül gönderdi. Nasıl şükretmeyeyim ki?


Erkek : Mümin - Kız : Melike  - Yemek : Haşlama Et, Barbunya pilaki, Pilav, Turşu

Featured Image 01