SOHBET - KUR'ÂN DİNLEYEN MÜŞRİKLER
Müşriklerin ileri gelenleri çeşitli hilelerle ve zulümle insanların îmân etmesine mâni oluyorlardı. Mekke halkını, Muhammed aleyhisselâmın okuduğu âyet-i kerîmeleri dinlemekten men ederlerdi. Kendileri ise geceleri gizlice Peygamber efendimizin bulunduğu evin yanına gelerek bir köşeye saklanıp dinlerlerdi. Sabah olup ortalık aydınlanmaya başlayınca, birbirinden habersiz olarak gece Kur'ân-ı kerîmi dinlemeye geldiklerini gören müşriklerin ileri gelenleri birbirlerini ayıplarlar, "Bir daha böyle yapmayalım." derlerdi.
Ancak ertesi gece tekrar habersiz gidip bir köşeye saklanarak yine dinlerlerdi. Sabah olunca da birbirlerini görüp şaşırırlardı. Bir daha böyle yapmamak üzere yemin ederek ayrılırlar, fakat bundan kendilerini alıkoyamazlardı.
Ancak nefslerine uyup, üstünlük taslayarak ve diğer müşriklerin kendilerini ayıplamalarından çekinerek ve daha birçok boş düşüncelere kapılarak îmân etmediler. Üstelik başkalarına da mâni oldular. Sokaklarda da, "Muhammed sihirbaz!" diye bağırdılar...
TEKERLEMELER
Çarık çorap dolak, ben sana çarık çorap dolak mı dedim?
Şu yamayı, şu ayakkabıya yamalamalı mı, yamalamamalı mı?
Ben bademe baktım, badem bana baktı; ben bademden bıktım, badem benden bıktı.
Şu duvarı badanalamalı mı, badanalamamalı mı?
Şuraya bir ördek basmış; amma da basış basmış.
Erkek : Refik - Kız : Seniha - Yemek : Ezogelin çorbası, Kıymalı pırasa, Turşu, Meyve
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE