SOHBET - DİNİMİZİ NEREDEN ÖĞRENELİM
| Öğrenilmesi farz veya vâcip olan fıkıh bilgilerini öğrenmemek günahtır. Kur'ân-ı kerîmden namaz kılacak kadar ezberlemek farzdır. Bunu öğrendikten sonra, fıkıh bilgisinden farz-ı ayn, yâni her Müslümanın bilmesi şart olanları öğrenmek, Kur'ân-ı kerîmin fazlasını öğrenmekten daha iyidir. İbâdetler ve alış-veriş için lâzım olan fıkıh bilgisini öğrenmek farzdır. Herkese, işine göre lüzûmlu olanlar farz-ı ayn olur. Fıkıh bilgisini bırakıp, tefsîr ile ilgilenmek doğru değildir. Çünkü tefsîrden vaaz ve kıssa öğrenilir. Fıkıh öğrenilmez. Bunun için fıkıh bilgisi okuyarak haramı, helâli öğrenmelidir. Fazla fıkıh bilgilerini öğrenmek de nâfile ibâdetten daha çok sevaptır. Lüzûmundan fazla fıkıh bilgisi öğrenirken, tasavvuf bilgilerini ve evliyâların hayatlarını öğrenmek müstehabdır. Bunları okumak kalbde ihlâsı arttırır. Fıkıh âlimleri, derin fıkıh bilgilerini âyet-i kerîmelerden ve hadîs-i şerîflerden çıkarmışlar, hazır hâle getirerek, fıkıh kitaplarına yazmışlardır. Fıkıh kitaplarını bırakıp, din bilgilerini tefsîrlerden öğrenmeye kalkışmak câiz değildir. Zaten müctehid olmayan kimselerin fıkıh bilgilerini, Kur'ân-ı kerîmden, tefsîrlerden öğrenmesi mümkün değildir. Cehenneme gidecekleri bildirilen yetmiş iki fırkanın âlimleri âyet-i kerîmelerden yanlış mânâ çıkardıkları için bozuk yola girdiler. Hâdis-i şerîfte buyuruldu ki: (Kur'ân-ı kerîmi kendi görüşüne göre tefsîr eden kâfir olur.) |
|
Her Cumartesi günü, çocuğunuzun dostu, t Çocuk Dergisi günüdür. |
Erkek : Eşref - Kız : Şerife - Yemek : Mercimek Çorbası, Lahana sarması, Zerde
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE