SOHBET - AİLE SAADETİ
Zamanımızda, birçokları kendi yuvalarını kendileri yıkmaktadır. Dırdırlar, tenkit, münakaşa, kalb kırıcı sözler, bir yuvanın yıkılmasına veya huzursuz hâle gelmesine sebep olur. Kimse tenkitten hoşlanmaz, takdîr bekler. Nefsimiz, tenkitten değil, takdîrden hoşlanır. Takdîr etmekle bir kaybımız olmadığı gibi, bir insanın kalbini kazanmak fazîletine de sahip oluruz.
Yemeğimizi pişiren, çamaşırlarımızı yıkayan, çocuklarımıza bakan, evimizi tanzîm eden bir hanıma, takdîrlerimizi bildirmemiz, teşekkür etmemiz kadar tabiî bir şey olamaz. Bu takdîrden mahrum olanların evinde huzur olmaz.
Yabancılara sert söylemekten çekindiğimiz hâlde, evimizde sert konuşmaktan çekinmeyiz. Hâlbuki evdeki saadet, iş hayatındaki nezâketten daha mühimdir. Huzur, milyonlar kazanmaktan daha ehemmiyetli değil midir? O hâlde evimizde takdîr edici, nâzik ve güler yüzlü olursak, aile geçimsizliği diye birşey kalmaz.
HİKMET - İPEK BÖCEĞİ
Eğer kelebek olmayıp da kurt (larva) hâlinde kalsalardı, üremeleri mümkün olmazdı. Bütün bunları tesadüf eseri diye izah eden gafillerin, çalışarak bir böcek yaratmaları mümkün müdür?
Erkek : Hayri - Kız : Sare - Yemek : Domates çorbası, Lahana sarması, Kadayıf
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE