Untitled Document

HATIRA - "BEN SENİ SEVİYORUM ÂBİ"

        Ürgüp'te bir film çekiyorduk. Bir sahnenin çekimi için rejisör motor demişti. Ahmet Mekin, Erol Taş, Danyal Topatan ve ben oynuyorum başrolde. Onların ikisinin bir sahnesi var, konuşacaklar. Sonra onlar konuşurken ben sahneye gireceğim. O arada turistler var. Hayli kalabalık. Benim elimde de teks var. Ne konuşacağımı ezberlemeye çalışıyorum. Tam kendimden geçmiş, rolümü oynamaya hazırlanırken, o esnada enseme bir tokat geldi ki sorma gitsin. Gerçi yere düşmedim ama, senaryolar falan dağıldı, ben sendeledim. Dedim ki; "Bu işi yapan kim olursa olsun kavga etmem lâzım..." Bu duyguyla geri döndüm. 
        Bir baktım; karayağız, aslan gibi, 20 yaşlarında genç biri. Film çekimi durmuş, herkes bize bakıyor. Genç ne dese beğenirsiniz:
        -Yahu Yılmaz abi seni çok seviyorum.
        -Her seven böyle yaparsa bizim sonumuz ne olur? Tamam bir insanı sevebilirsin. Ama sevdiğini belli etmenin yolu var değil mi?
        - Abi benimki öyle böyle sevgi değil. Başka türlü? Ben Karadenizliyim. Bizim köye bundan 5-6 sene önce seyyar sinema gelmişti kahveye. O zamanlar kahvelere bir beyaz çarşaf gerer ve film oynatırlardı. 
        Genç, başlar anlatmaya. Biz Erol Taş ile bir sahnede kavga ediyormuşuz. O beni yaralıyor, sonra da silahını çekip ateş edecek oluyor. Tam bu esnada bizim delikanlı, serde gençlik var ya, sinemanın da ne olduğunu tam bilmiyor. Çıkartıyor ondörtlüyü ve ne var ne yok boşaltıyor filmdeki Erol Taş'ın üstüne. Neymiş, beni Erol Taş'tan kurtaracakmış.
        Bir anda ortalık karışıyor. Herkes kaçışıyor, ne sinema kalıyor ne seyirci. Çocuğu jandarmalar alıp götürüyorlar. Tam 6 ay hapse mahkum oluyor. Çocuk bunları anlatıp boynunu büktü:
        - Ben senin için hapis bile yattım abi. Ben seni böyle seviyorum. Seni kurtarmak için 6 ay yattım.
Bunun üzerine bastım kahkahayı.

Yılmaz Köksal t 27/09/97



Erkek : Selâmi - Kız : Pakize  Yemek : Kereviz çorbası, Güveç, Bulgur pilavı, Salata



Featured Image 01