TARİH - "ASKER EVLÂTLARIM"
| 1918 yılı Eylül sonlarında Suriye ve Filistin cephelerindeki Yıldırım Orduları'nın hezimete uğrayarak kuzeye çekilmesi, Makedonya Cephesi'nin çökmesi, Osmanlı kamuoyunda olumsuz bir havanın esmesine sebep olmuştu. Bu vaziyet karşısında 1 Ekim 1918 tarihli şu hatt-ı hümâyun yayınlanmıştı: "Asker Evlâtlarım! Bugün fâik bir düşmanın taarruzuna fedâkârane mukabele etmemiz icap ediyor. Bir askerin cesâret ve sadâkatının büyüklüğü ancak böyle sıkışık zamanlarda belli olur. Bu müşkül günlerde gösterdiğiniz şecâat ve metânetten dolayı cümlenize beyân-ı teşekkür ederim. İçinde bulunduğumuz müşkülât hiçbir veçhile cesâretinizi kırmasın; bilâkis, şimdi bütün kuvvetinizle düşmana karşı koyarak, memleketimizde daha ziyade ilerlemesine mani olmanız gerekmektedir. Ben her an sizi düşünmekte ve muvaffakiyetinize duâ etmekteyim. Ölüm haktır. Mertçe uğraşıp Allahın takdiri anında ölmek, korku ile köyünde bin defa ölmekten yeğdir. Bu inançla elbirliği ile çalışınız! Her hâlde tevfikat-ı süphâniyeye mazhar olursunuz!" |
|
Tarih ve Medeniyet-Ocak 1998 |
NÜKTE - İYİLERLE BERABERLİK
Hâfız-ı Şîrâzî, abdest almak için bir çeşmeye gitmiş. (Eskiden çeşmelerde musluk falan olmazdı. Ağzından su hep şakır şakır akardı.) Abdest alırken suyun içinden bir miktar çamur gelmiş. Çamuru eline almış. Bakmış ki, çamur misk gibi kokuyor. Bir daha koklamış, yine misk gibi kokuyor. Çamura sormuş;
"- Sende bir özellik var. Neden böyle kokuyorsun?"
Çamur da dile gelerek demiş ki;
"- Ben hasbelkader bir gül ağacının dibindeydim. Üzerime gül düştü. O gülle birkaç gün beraber bulundum; o koku gülden geliyor."
"- Sende bir özellik var. Neden böyle kokuyorsun?"
Çamur da dile gelerek demiş ki;
"- Ben hasbelkader bir gül ağacının dibindeydim. Üzerime gül düştü. O gülle birkaç gün beraber bulundum; o koku gülden geliyor."
Erkek : Fahri - Kız : Hatice - Yemek : Fırında Köfte, Zeytinyağlı barbunya, Salata
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE