SOHBET - AĞIR HASTA BAKIMI
Ölüm hastalığına yakalanan hastanın; yatağı, çarşafı ve çamaşırları temiz olmalıdır. Sık sık değiştirmelidir. Çünkü, temizliğin kalbe ve ruha büyük tesiri vardır. Ölüm ânında ise, kalbin ve ruhun temiz olması, başka zamanlardan daha mühimdir.
Ağır hastaların; evde, ailesinin ve salih kimselerin yanında Kur'ân-ı kerîm okuyarak ve Kelime-i şehâdet telkîn ederek can vermesine çok uğraşmalıdır.
Hastalıkta; iman, itikâd bilgileri çok konuşulmalıdır. Cenâb-ı Hakkın rahmetinin bol olduğunu gösteren menkıbeler söylenmeli, günahların, Allahü teâlânın merhameti yanında hiç oldukları hatırlatılmalıdır. Af ve mağfiret ümidi çok olmalıdır.
Sıhhatli iken kalbini Allahü teâlânın sevgisi ile doldurmalı, Kelime-i tevhîdi çok söylemelidir. Dinin emirlerini yapmaya dikkat etmelidir. Vasiyet etmeli veya yazmalıdır.
Ziyaretçiler, hasta yanında çok oturmamalıdır. Sevdiği insanlar olsa da, çabuk kalkmalıdır. Ağır hastanın yanına kimseyi sokmamak yanlıştır. Salih kimseler gidip, bir İhlâs veya Yâsîn-i Şerîf okuyacak kadar oturmalıdır.
GÜNÜN TARİHİ - ÇALDIRAN ZAFERİ
23 Ağustos 1514’de Osmanlı Ordusu ile İran Ordusu arasında, Çaldıran Ovası’nda yapılan meydan savaşının dünya tarihinde müstesna bir yeri vardır.
Bu meydan savaşı, katî neticeli savaşların en güzel bir nümûnesidir. Anadolu’nun bütünlüğünü bozan Şah İsmâil’i, Çaldıran’da yenen Yavuz Sultan Selîm Hân, Anadolu’da bölücülüğün yayılmasını önlemiş oldu. İran, artık Osmanlılar için tehlike olmaktan çıktı.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE