Untitled Document

HATIRA - OSMANLININ ELİNİ ÖPMEK

         1960 İhtilâlinde Millî Birlik Komitesi üyesi olan Ahmet Er, sonradan Libya'daki Türk Sefareti'ne Devlet Müşâviri olarak tayin edilir. Zaman zaman Libya'da seyahate çıkardı.
         Bunlardan birinde, Mihmandarı, geçtikleri kasabada yaşlı ve meşhûr bir Şeyh'in bulunduğunu, onu ziyaret etmenin faydalı olacağını söyler. Beraber giderler. Oldukça ıssız bir yerde, bir ağaca arkasını yaslamış olan 80 yaşlarında, beyaz sakallı ve âmâ olduğu ilk bakışta belli olan Şeyh'i görürler.
         Ahmet Er, kendisini takdim ederek, elini öpmek için müsaade ister. Bunun üzerine Şeyh, Ahmet Bey'e hitâben buyurur ki: 
         "Asıl ben senin elini öpeyim."    
Böyle der demez de, elini öper. Ahmet Er de onun elini öper. 
         Şeyh, Ahmet Er'e sorar: 
         - Hangimiz kazançlı çıktık? 
         - Ben kazançlı çıktım. Çünkü, pîr-i fâni bir Müslümanın elini öptüm.
         Şeyh, şu cevabı verir:
         - Hayır, asıl ben kazançlı çıktım. Sen, çölde fakir ve nâçiz bir Müslüman eli öptün. Ben ise şanlı ve şerefli Osmanlı'nın elini öptüm.

BİLİYOR MUSUNUZ? - İNSANI BOĞMAYAN GÖL

Lût Gölü, Ürdün-İsrail arasında olup, kuzey-güney arası 74, doğu-batı arası 16 km'dir. Alanı 930 km2 ve en derin yeri 401 m, ortalama derinliği ise 300 m'dir. Deniz seviyesinden 369 m aşağıdadır.

Kudüs'ün 24 km doğusunda, Ürdün ve İsrail arasındadır. Lût Gölü'nün tuzluluk oranı % 27'dir. Bu yüzden hiçbir canlı yaşayamaz. İnsan istese de suya batamaz; suyun yoğunluğu insanı kaldırır. Bu denizin üzerinde rahatça oturulabilir. Aşırı tuzun sebebi devamlı buharlaşmadır.



Erkek : Seyfullah - Kız : Ferhan  - Yemek : Etli bamya, Pilav, Cacık, Meyve

Featured Image 01