Untitled Document

MENKIBE - DÜNYANIN DEĞERİ BİR BARDAK SU

         Halîfe Hârun Reşîd, evliyânın büyüklerinden Şakîk-i belhî hazretlerini zaman zaman ziyaret eder, duâsını alır, nasîhat isterdi. Yine birgün ziyaretine gittiğinde, hazret-i Şakîk buyurdu ki:
         - Düşün ki, çölün ortasında kaldın, susuzluktan ölmek üzeresin. Bir bardak su sizi ölümden kurtaracak. Birisi gelip bir içim su satsa, bu suyu kaça alırsın?
         - Ne isterse veririm. Bu hâlde paranın değerini düşünmem.
         - O kimse, bu suya mukâbil senden servetinin yarısını istese, yine râzı olur musun?
         - Elbette râzı olurum.
         - Düşün ki, servetinin yarısını verip satın aldığın suyu içtin. Bir zaman geçince bu suyu dışarı atmak ihtiyacını duydun; fakat idrar yapamadın. Öyle ki, çatlayacak hâle geldin. Maiyetindeki adamlar, hekimlerin senin kıvranmana bir çâre bulamadılar. Tam bu sırada birisi çıkıp dese ki; "Seni bu sıkıntıdan kurtarırım, fakat, mülkünün yarısını isterim!" dese ne yaparsın?
         - Bu acıdan kurtulmak için, malımın hepsini veririm. Yeter ki, sağlığım yerinde olsun. Ben o sıkıntıda iken servetim olmuş ne kıymeti var ki?
         - O hâlde önce içtiğin, sonra idrar yoluyla dışarıya attığın bir bardak su kıymetinde bile olmayan şu servetine sakın güvenme! Hiç kimseye karşı bununla övünme!

FIKRA - SARHOŞUN CEVABI

Sarhoşun biri taksiye biner ve bir otele götürülmesini ister. Şoför yolcunun soyunmaya başladığını görür ve sorar:
- Kolay gelsin, daha otele gelmedik ki.
Sarhoş şöyle cevap verir:
- Niye daha önce söylemedin ki? Az önce ayakkabılarımı kapının dışına bırakmıştım.



Erkek : Davut - Kız : Dürdane  Yemek : Izgara et, Ispanak kavurması, Üzüm



Featured Image 01