MENKIBE - ALLAH KİMİ SEVER
Mûsâ aleyhisselâm, Allahü teâlâya, (Yâ Rabbî, sevdiğin ve buğzettiğin kimseleri nasıl ayırabiliriz?) diye suâl etti.
Allahü teâlâ buyurdu ki:
“Sevdiğim kulun iki alâmeti vardır. O beni yerde anar, ben de onu, yerde ve gökte bulunan meleklerin yanında anarım. Günah işlemekten muhâfaza eder, azâbımdan uzaklaştırırım. Buğzettiğim kulun da iki alâmeti vardır. Beni unutup, hiç anmaz; günah, isyân içinde yüzer. Buğzettiğim kimsenin gönlü kibirlidir, dili kötü söyler, gözü kötülüktedir; eli de cimridir. Böyle kimseye gazaplanıp azap ederim.”
Hadîs-i şerîfte de buyuruldu ki:
“Allahü teâlâ, sizin güzel sûretlerinize, mallarınıza bakmaz. Kalblerinize ve amellerinize bakar.”
[Yânî Allahü teâlâ, insanın yeni, temiz elbisesine, makam ve rütbesine bakarak sevap vermez. Amelini ne düşünce ile, ne niyetle yaptığına bakarak sevap veya azap verir.]
GÜNÜN TARİHİ - FÂTİH SULTAN MEHMED HÂN
Fâtih Sultan Mehmet Hân, çok cesur ve çok zekî olduğu kadar, çok mükemmel yetişmiş bir hükümdardır.
Yunan, Latin, İtalyan, Fransız, Arap, Fars ve İbranî dillerini de çok iyi biliyordu. Avrupa ilim ve tekniğini çok iyi tâkip ediyordu. İyi bir eğitim görerek zamanın bütün ilimlerini öğrendi. Astronomi, matematik, askerlik, tarih, coğrafya bilgisi çoktu. Kelâm ve matematikte devrinin otoritelerindendi. Avnî mahlasıyle şiirler de yazdı. 3 Mayıs 1481’de vefât etti.
Fâtih Sultan Mehmed Hân, İstanbul'un fethini, 6 Nisan - 29 Mayıs arasında 53 gün süren muhasaradan sonra gerçekleştirmiş ve ordusuna şöyle seslenmiştir:
"Ey kahraman mücâhidler! Allahü teâlâya hamdolsun. İşte bundan böyle Kostantiniyye fâtihlerisiniz. Hazret-i Peygamberin senâ buyurduğu şerefli askerler sizlersiniz. Gazânız mübârek olsun! Çocukları, din adamlarını, sizinle harp etmeyen kimseleri ve kadınları sakın öldürmeyin!.."
Erkek : Rıdvan - Kız : Hicran - Yemek : Karnıyarık, Bulgur Pilavı, Cacık
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE