SOHBET - KUR'ÂN TERCÜMESİ
Diyânet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan tercümenin önsözünde diyor ki:
“Kur’ân-ı kerîm, Türkçeye değil, hiçbir dile hakkı ile çevrilemez. Kur’ân-ı kerîmde muhtelif mânâlara gelen lafızlar vardır. Böyle bir lafzı tercüme etmek, çeşitli mânâlarını bire indirmek olur ki, verilen tek mânânın murâd-ı ilâhi olduğu bilinemez.”
Kur’ân-ı kerîm, hiçbir dile, hattâ Arapçaya bile tercüme edilemez. Herhangi bir şiirin bile, tam tercümesine imkân yoktur. Ancak izah edilebilir. Kur’ân-ı kerîmin mânâsı, tercümeden anlaşılmaz. Bir âyetin mânâsını anlamak demek, Allahü teâlânın bu âyetten ne demek istediğini anlamak demektir. Bu âyetin herhangi bir tercümesini okuyan kimse, murâd-ı ilâhiyi öğrenemez. Tercüme edenin, bilgi derecesine göre anlamış olduğunu öğrenir.
Kur’ân-ı kerîmi ancak, Resûlullah efendimiz anlamış, hadîs-i şeriflerle açıklamıştır. Bu hadîs-i şerifleri de, ancak, Eshâb-ı kirâm ve müctehid imamlar anlayabilmiş, Müslümanlar da bu âlimlerin anladıklarına tâbi olmuşlardır. Şu hâlde; Kur’ân’dan ve hadîsden ve bunların tercümelerinden din öğrenmek mümkün olmaz. Her Müslüman, dînini, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından hazırlanan ilmihâllerden öğrenmelidir.
FIKRA - YARIM PAKET
- Doktor sözü dinlememenin hâli budur işte. Ben size günde yalnızca yarım paket sigara içeceksiniz demedim mi?
Hasta ezilmiş, büzülmüş:
- Öğüdünüze uydum doktor bey. İnanın, günde yarım paketten fazla içmiyorum. Onu içinceye kadar da neler çekiyorum bir bilseniz? Ne yapayım ki, bu yaştan sonra sigaraya başlamak hiç de kolay değil...
Erkek : Cahit - Kız : Cevher - Yemek : Sebze çorbası, Yoğurtlu bakla, Muhallebi
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE