MENKIBE - "YANLIZ YÜRÜR, YANLIZ ÖLÜR"
İstanbul'da, surların dibinde kabri bulunan Ebû Zer Gıfârî hazretleri anlatır:
Resûlullah Tebük seferine çıktığı sırada, benim gâyet zayıf ve yürümez bir devem vardı. "Birkaç gün devemi besleyeyim de, sonra gidip Resûlullaha yetişirim." dedim. Devemi birkaç gün yemle besledim. Sonra yola çıktım. Bir yere kadar varınca devem çöktü kaldı ve yerinden kalkamadı. Bunun üzerine eşyalarımı sırtıma alıp, şiddetli sıcak altında Tebük yolunu tuttum. Benim karaltım uzaktan görününce, Eshâb-ı kirâm, "Yâ Resûlallah! Tek başına bir yaya kimse geliyor." demişler. Resûlullah da, "Umarım ki, o gelen Ebû Zer Gıfârî'dir" buyurmuş. Ben yanlarına yaklaşınca, Eshâb-ı kirâm, "Vallâhi Ebû Zer Gıfârî'dir." dediler. Resûlullahın huzûruna vardım. Yerinden doğrulup, "Merhaba yâ Ebâ Zer! Rahatlık ve sevinç Ebû Zer'in olsun ki, yalnız yürür, yalnız ölür ve yalnız diriltilir." buyurdu.
Nitekim Ebû Zer Gıfârî hazretleri ıssız bir yer olan Rebze'de yerleşti. Resûlullahın buyurduğu gibi, orada yalnız yaşadı ve yalnız vefât etti.
İbni Mes'ûd hazretleri şöyle buyurmuştur: Ebû Zer Gıfârî'yi Rebze'de yalnız bir hâlde, vefât etmiş buldum. "Resûlullahın söylediği gerçekleşti." dedim.
Müstaksa hazretleri de şöyle demiştir: "Rebze'de Ebû Zer Gıfârî'nin kabrini ziyâret ettim. Onun kabrinde diğer sahâbînin kabrinde bulamadığım bir te'sîr buldum. Kabrinin yanında namaz kıldım. Başımı secdeye koyunca, kabrinin toprağından burnuma misk kokuları geliyordu."
FIKRA - SÜRPRİZ
Adam, yemek hazırlayan hanımına bir sürpriz hazırlar. Der ki:
“Bugün yemeği dışarıda yiyelim.”
Bu teklife sevinen hanım, az sonra pardösüsünü giyip dışarı çıkınca, kocasını bahçeye kurduğu masayı düzeltirken bulur. Adam şaşkınlık geçiren hanımına seslenir:
“Yemeği dışarda yiyelim demiştim ya, işte her şey hazır karıcığım...”
Her Cumartesi Türkiye Çocuk günüdür.
Erkek : Reşad - Kız : Letafet - Yemek : Taze fasulye, Köfte, Yoğurt, Tulumba Tatlısı
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE