SOHBET - KİBİR
Kibir, kendisini başkasından üstün görmektir. Kibr; kötü huydur. Harâmdır. Rabbini unutmanın alâmetidir. Hadîs-i şerîfte, “Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse Cennete girmez” buyuruldu. Kibrin aksine tevâzu denir. Tevâzu kendini başkaları ile bir görmektir. Başkalarından dahâ üstün ve dahâ aşağı görmemektir. Tevâzu, insan için çok iyi bir huydur.
Hadîs-i şerîfte, “Tevâzu’ edene müjdeler olsun.” buyuruldu. Tevâzu sâhibi, kendini başkalarından aşağı görmez. Zelîl ve miskîn olmaz. Mâlını helâlden kazanıp çok hediyye verir. Fakîrlere merhamet eder. Hadîs-i şerîfte, “Tevâzu’ eden, helâl kazanan, huyu güzel olan, herkese karşı yumuşak olan ve kimseye kötülük yapmayan, çok iyi bir insandır.” buyuruldu. Kibir sâhibi olana karşı tekebbür etmek câizdir.
Allahü teâlâ, kullarına karşı mütekebbirdir. Allahü teâlâ, kibriyâ sâhibidir. Kibr sâhibine tekebbür etmek, sadaka vermek gibi sevâbdır. Kibr sâhibine karşı tevâdu’ eden kimse, kendisine zulüm etmiş olur. Bid’at sâhiblerine ve zenginlere karşı da tekebbür etmek câizdir. Bu tekebbür kendini yüksek göstermek için değildir. Onlara ders vermek, gafletten uyandırmak içindir. Harbde düşmâna karşı tekebbür etmek sevâbdır.
GÜNÜN TARİHİ - GAZNELİ MAHMUD
Gazneli Mahmud “rahmetullahi aleyh”, Müslüman Türklerin yetiştirdiği en büyük simalardan biridir. Fevkalade cesur, o kadar da ihtiyatlı idi. İlk Türk-İslâm devletlerinden olan Gazneliler devleti, bugünkü Hindistan, Pakistan, İran, Afganistan toprakları üzerinde Sultan Gazneli Mahmud tarafından kurulmuştur. Çok iyi bir asker ve siyâset adamıydı. Edebiyat ve ilme çok önem verirdi. Sık sık, Hanefi ve Şâfiî alimlerini meclisine davet eder, sualler sorardı. Çok iyi Hadis bilirdi. Alimlere, din adamlarına, sanatkar ve askerlere çok önem verir onlara ihsan ederdi. 61 yaşında 30 Nisan 1030’da vefât eden sultanın 45 senesi, harp meydanlarında geçmiştir.
Sultan Mahmud, bir gün uğradığı köyde dolaşırken kerpiçten yapılmış, küçük pencereli bir eve rastladı. Merakla kapısına gelerek, içeri girmek için izin istedi. Yaşlı bir adam karşısına çıktı. İçeri girdiler. Yaşlı zât, bir ocağın başında, saçı-sakalı iyice ağarmış bir vaziyette oturuyordu. Sultan adamın hâlini, hatırını sordu. Çok neşeli ve dertsiz bir kişiye benziyordu. Güngörmüş ihtiyara, Sultan Mahmud kendini tanıttı. İhtiyar dedi ki: “Sultanım, benim saltanatım daha güzeldir. Çünkü, düşmanım yoktur. Senin saltanâtının ise, sayılamayacak kadar düşmanı vardır.”
Erkek : Muhiddin - Kız : Meliha - Yemek : Sebze çorbası, Izgara balık, Salata, Helva
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE