ŞİİR - GÜL DALI
Gül tepesi’nde Gül Baba’yla akşam edip,
Duyar gibi oldum sesini bir yeniçerinin,
Her zaman “gün akşamlıdır” deyip,
Uyaran sesini aldım bir gönül erinin.
Budapeşte’de, bir gece yarısında,
Akışına bıraktım düşlerimi Tuna’nın.
Akıyordu Buda ile Peşte arasında,
Üstünde köprüleri vardı Sinan’ın.
Nehirler zamanlarla yarışarak,
Târihin denizlerine karışır,
Kaleler vardır, zamanları aşarak,
Alnındaki yazılardan alnı karışır.
Bir Eğri vardı, bir de Kale’si.
Uçup gitmişti burçlarından kartallar.
Mahzun bir şahitti câmisiz minâresi.
Macar ovasında, akından akınaydı hâtıralar.
Macar atlı beylerimiz vardı bizim,
Rüzgarlarla yarışta, sonsuzluğa sevdalı,
Soydaşlığımız söylenir, olmasa ne çıkar,
Sunuyorlar Gül Baba’dan bize gül dalı.
Yahya Akengin
HATIRA - PASAPORT
Eski dünyanın Doğu-Batı gerginliği, ilgi çekici diyaloglar içinde de gelişirdi. Çin’in eski başbakanı Çu En Lay ile Amerikan eski Başkanı Nixon’ın konuşmaları, hep hatırlanır.
Bir konuşmada, Başkan Nixon, Çin’de özgürlüklerin olmadığını ve Çinliler’in rahatça yurtdışına çıkamadıklarını hatırlatmak maksadıyle, Çu En Lay’e yüklenir:
- Çin Komünist Partisi, hiçbir Çin vatandaşına pasaport vermiyormuş. Doğru mu?
Çu En Lay da, hemen cevâbı yapıştırır:
- Sayın Başkan. Eğer siz, hürriyetlerini savunduğunuz Çinliler’e vize vermeyi kabul ederseniz, yarından itibâren her gün, size 1 milyon Çinli’yi, pasaportları ile Amerika’ya gönderebiliriz. Günde 1 milyondan, yılda 365 milyon eder.
Bu cevap üzerine Nixon, konuyu değiştirir.
Erkek : Namık - Kız : Nedret - Yemek : Mercimek çorbası, Fırında tavuk, Pilav, Yoğurt
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE