SOHBET - İSLÂMİYET SEVGİSİ
Milletimiz İslâm’la şereflendikten sonra, bu yüce dinle o kadar haşir-neşir olmuş o kadar birbirine girmiştir ki, âdeta bir et tırnak hâlini almıştır. Bundan sonra, Türk’ü İslâm’dan ve İslâm’ı Türk’ten ayırmak şöyle dursun bu iki kavram âdeta birbiri ile eş anlamlı bir hale gelmiştir. Batı’da ve Doğu’da İslâm’ı kabul eden birine İslâmı kabul etti anlamında Türk oldu tâbiri; İslâmın şartı yerine Türk olmanın şartı tâbirleri kullanılmış ve Batı’da yapılan Kur’ân-ı Kerîm tercümelerinde yüce kitabımız Türklerin kitabı, Türk’ün Peygamberi’nin Kitâbı olarak gösterilmiştir. Bu dine hizmeti en büyük hizmet bilen milletimiz, İnşallah din, devlet, mülk-millet bütünlüğü içinde bu hizmeti kıyâmete kadar yapacaktır. Çünkü dinsiz, bir şeyin olamayacağına candan inanmıştır. Bunun için ecdadımız diyor ki:
Gam değildir gide dünya, kala din
Gam olur kim kala dünya gide din
Prof. Dr. Ahmet Uğur, Târih ve Medeniyet 46/60
ŞİİR - KÜÇÜK SÂLİHİM
Sen idin hayatta, şansım, tâlihim.
Elim-ayağımdın, dayanağımdın,
Sıkıntıda benim, sığınağımdın.
Sen idin sermâyem, sen idin kârım,
Senin baban olmak, tek iftihârım.
Sendeydi terbiye, hem hüsnü ahlâk,
Engin deniz gibi, temiz ve berrak.
Varlığın tutacak bir dal olurdu,
Bir çift kelâmın, hem bal olurdu.
Seni seven kalpler, düşer mi hüzne?
Gamım dağılırdı, bakıp yüzüne.
Sensiz rûh sıkılır, göz kararırdı,
Ağacım da sevginle sulanırdı.
Doymadan, kaybettim o evlâdımı,
Sâlih’im, kim duyar bu feryâdımı.
Sen idin hayatta, şansım, tâlihim,
Canım yavrum, kuzum, küçük Sâlih’im.
Mehmed Kürşad
DÜNKÜ CEVAP

Erkek : Bedri - Kız : Bedriye - Yemek : Tarhana Çorbası, Fırında tavuk, Revani
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE