SOHBET - HAREKET EDEN ÖLÜLER
“Zaman Öğüten Makina” durumundaki TV, başta âile olmak üzere, bütün millî-mânevî değerleri öğütmekte, bilhassa gençlerimizi ve çocuklarımızı “Hareket eden ölü” hâline getirmektedir.
TV için yapılan istatistikler ortadadır. “Âilenizi mi çok seviyorsunuz, TV’yi mi?” sorusuna, çocuklardan %44’ü, “TV’yi” diye cevap vermiştir. Avrupalı ilim adamları TV’ye, “Aptal kutusu”, “Suç okulu” gibi isimler vermiştir. Bizde normal TV seyretme oranı Batı’nın çok üstündedir. Fransız Çocuk Psikiyatristi Prof. Marcel Rufo diyor ki, “Televizyon, elektronik bir sakinleştirici olması sebebiyle, sürekli televizyon seyreden çocuklarda, uyuşturucu ve sakinleştirici bağımlılığının kolaylaştığı ortaya konuldu. Günde 2-3 saat TV seyreden çocukların, okulda başarı gösteremedikleri anlaşıldı. Yemeden, içmeden kesilme, uyuma güçlüğü, kötü rüyâlar görme, ders çalışmaya karşı ilgisizlik, hayâl dünyasında yaşama, TV’deki tiplemeleri ve kahramanları taklit etme, içine kapanma, sosyal ilişkiler kurmada başarısızlık gibi problemlerle karşılaştıkları görülmüştür...”
Doktorlar, TV sebebiyle, âile fertlerinin konuşup dertleşmediğini, bu sebeple âilede bulunması gereken sıcak münasebetlerin doğmadığını, bunun da âile fertlerinde depresyonlara sebep olduğunu ifâde etmektedirler.
Faydalı kitap, dergi ve yayınları okumak sûretiyle, insanın bilmedikleri lüzumlu bilgileri öğrenmesi ve insanlık için yeni gelişmeleri tâkip ederek kendini yenilemesi ne kadar faydalı ise, buna mâni olan şeyler de o kadar zararlıdır. Dînimiz, insanın, zararına olan şeylerden uzak kalmasını emretmektedir.
HİKMET - DÖRT ŞEY
Sehl Bin Abdullah Tüsterî buyurdu ki:
“Hakîkî îmâna kavuşmak için dört şey lâzımdır. Bütün farzları edeple yapmak, helâl yemek, görünen ve görünmeyen bütün haramlardan sakınmak ve bu üçüne, ölünceye kadar devâm etmeye sabretmek.”
Erkek : Halim - Kız : Halime - Yemek : Mantar Çorbası, Tavuk Kızartması, Pilav, Revani
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE