Untitled Document

TARİH - BAĞDAD’IN FETHİNE DÂİR

Bağdad Fâtihi IV. Murad, ağabeyi Genç Osman gibi mükemmel eğitim görmüş, geniş bir edebiyât kültürü edinmişti. Çocuk yaşta, nefis şiirler kaleme alıyordu. Nitekim, başarısızlığa uğrayarak Bağdad kuşatmasını kaldıran ve sonra da İstanbul’dan yardım isteyen Hâfız Ahmet Paşa’ya gönderdiği mektup, bunun güzel bir örneğidir. Paşanın manzum mektubunu aynı vezin ve kâfiyede cevaplandıran 15 yaşındaki pâdişah, ona şöyle seslenir:

Hâfızâ, Bağdada imdâd etmeğe er yok mudur?
Bizden istimdâd edersin, sende asker yok mudur?
Şiirlerinde Muradî mahlâsını kullanan IV. Murad, Bağdad’ın fethine şu târihi düşürmüştür:
Fethedince diyâr-ı Bağdad’ı,
Şâh-ı Âlem’le asker-i İslâm,
Didi Sultan Murad-ı âlişan,
Feth-i Bağdad’da târih oldu gazâm.

(Cihân pâdişahı ile İslâm askeri Bağdad diyârını fethedince, şânı yüce Sultan Murad “Gazâm sözü Bağdad’ın fethine târih oldu” dedi.)

Ebced hesabı ile Gazâm kelimesindeki harflerin toplamı 1048’dir. Gayn: 1000, Ze: 7, Elif: 1, Mim: 40. Bağdad da hicrî târih ile 1048’de (mîlâdî: 1638) fethedilmiştir.

NÜKTE - YENİ KAYIT

Köylünün biri, yeni doğan bir sıpayı kucağına alıp evine götürürken, okula giden birkaç talebe ona takılıp sorarlar:
- Amca? Oğlunu nereye götürüyorsun?
Adam bu terbiyesizliğe kayıtsızca cevap verir:
- Sizin gittiğiniz okula kayıt ettirmeye...



Erkek: Lütfullah - Kız: Letafet  - Yemek : Tarhana Çorbası, Türlü, Pilav, Muhallebi



Featured Image 01