HATIRA - ATIN VEFAKÂRLIĞI
1993’de televizyon programlarından birisinde Suudi Arabistan’a giden ünlü jokeylerimizden (...) ile yapılan bir konuşmayı izledim. Kendisi Arabistan’da bulunurken çalıştırdığı at, yarışta birinci gelememiş. Koşu esnasında belki de ata kötü hareketlerde bulunmuş olacak ki, yarış bitip üzerinden indikten sonra kendisine kızmış olan atı onu ısırmış.
Ben, babaannem Hatice Hanım’dan (d. 1868-ö.1939) dinlediğim bir olayı anlatmak istiyorum.
Babam Ârif’in dedesi Abdullah Kahraman 1829 Mora isyanında yiğitlik gösterip bir paşayı esir olmaktan kurtarınca, Sultan II. Mahmud Hân tarafından “Baltaoğlu” soyadı “Kahraman” olarak değiştirilmiş ve Amasya’nın Moramul (Bağlarüstü) köyünün aşarı arpalık olarak verilmiş. Abdullah’ın binek atına Arapoğlu isminde bir eşkiyâ göz koymuş. Para ile satın alamayınca kaçırmaya karar vermiş. Bir sonbahar günü Abdullah Kahraman Moramul’a giderken yol üzerindeki Yukarı-kavaklı çeşmesinden abdest alıp namaz kılmaya durmuş. O secdede iken Araboğlu saklandığı yerden çıkıp atı alarak kaçmış. Aradan 6-7 ay geçmiş. Bir Nisan günü, şiddetli yağmur yağarken, sokak kapısı sallanmaya başlamış. Baba-annem kapının üstündeki kafesten bakmış ki; kaçırılan at gelmiş, başıyla kapıyı itiyor. Hemen aşağı inip önce ahırın kapısını, sonra da sokak kapısını açarak kapının arkasına saklanmış. At kapı açılır açılmaz içeri girerek ahırdaki yerine gidip durmuş.
Arapoğlu, dedemize şöyle haber göndermiş ne kadar iyi baktım, hoş tuttum ise de yine gözleri kapıdaydı. Bir fırsatını bulup kaçtı. Artık atını kaçırmayacağım...”
Âtıf Kahraman
DÜNKÜ CEVAP
Hayır. 135 kilometreden azdır. Meselâ giderken 5 saatte gitti ise, dönüşte 4 saatte dönmüştür. Dolayısıyle ortalama hızı 133 km civarında olur.
Erkek : Bilâl - Kız : Hilâl - Yemek : İşkembe Çorbası, Fırında Köfte, Yoğurt
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE