Untitled Document

SAĞLIK - AIDS İÇİN ÇARE

Osmanlı Devleti zamanında frengi hastalığı, Avrupa’dan ancak ve ancak 350 sene sonra Osmanlı toprakları içine girebilmiştir. Çünkü Osmanlı toplumunda devlet ve fertler tarafından benimsenmiş ve uygulanmakta olan bir nikah müessesesi vardı. Zina yoktu. Bugün bir çöküntü içine girmiş olan toplumumuz 5 sene önce Batı’da görülen AIDS hastalığını içine almakta gecikmemiştir. Evet, çağın vebası, frengisi AIDS Batı’dan Türkiye’ye 350 sene sonra değil, sâdece 5 sene sonra girmiştir.

Şimdi herkes AIDS’in aşısını bulmak için çırpınmaktadır. AIDS’in temelinde fıtrata aykırı, ahlaka zıt, dinlerin yasakladığı, insan haysiyetini zillete boğan, maneviyatsız medeniyetin, hudutsuz hürriyetin insanları ne kadar alçalttığını gösteren bir cinsî sapıklık yatmaktadır. İlim âlemi bunun virüsüne aşı aramaktadır. Hiç cinsî sapıklarla, cinsî sapıklıkla mücadele edelim diye kimsenin aklına gelmemekte ve AIDS’in yayılmasının birinci âmili olan cinsî sapıklıklar gözardı edilmektedir.

AIDS virüsüne aşı bulunsa sanki onun benzeri veya daha beter bir musîbet, ahlaksızlığın damgasını teşkil edecek bir vesile ortaya çıkmayacak mı? Şüphesiz çıkacak. Belki de daha beteri çıkacaktır.

Prof. Dr. Saffet Solak
Türkiye  Gazetesi, 10.10.1988

HİKMET - GÜL DİYÂRI

Dikene sormuşlar:
- Sen çok güzel koku-
yorsun. Sebebi nedir?
O da şu cevâbı vermiş:
- Bir zamanlar güller arasında bulunmuştum.



Erkek : Esat - Kız : Cahide  - Yemek : Fırında patates, Peynirli börek, Tahin-Pekmez



Featured Image 01