TARİH - SÜLEYMAN ŞAH
Osmanlı devletinin kurucusu olan Osman Gâzi’nin büyük babası Süleyman Şah’tır. Süleyman Şah, Kayıhân Türk kabilesine mensup bir Bey idi. Moğol hükümdarı Cengiz’in şerrinden yerini yurdunu terketmiş, Türkistan’da Mâhân taraflarına konmuştu. Buradan da, önce Ahlat tarafına, oradan da Erzincan dolaylarına göçmüştü. Kabile halkının 50 000 - 100 000 arasında olduğu rivâyet olunur. Süleyman Şah bir müddet sonra memleketine dönmeye karar verdi. Halep civarında Câber Kalesi yanından Fırat nehrini geçerken boğuldu. Süleyman Şah’ın na’şı adı geçen yere gömülmüş ve kabri Türk Mezarı diye meşhûr olmuştur. (Bugün Suriye’nin içinde kalan burada askerlerimiz nöbet tutmakta, Türk toprağı sayılmakta ve Türk bayrağı dalgalanmaktadır.) Bu vak’a, Türk târihinin dönüm noktalarından biridir. Süleyman Şah boğulmasaydı, kabile Türkistan’a göç edecek, bu sebebden bu büyük devlet kurulamayacaktı.
Bu vak’a üzerine Süleyman Şah’ın Gündoğdu ve Sungurtekin adlarındaki 2 oğlu, diğer 2 oğlu olan Ertuğrul Bey ile Dündar Bey’den ayrılarak orta Asya’ya gittiler. Ertuğrul ile Dündar Beyler de berâberlerinde 400-500 çadır halkı olduğu hâlde Halep taraflarında kaldılar.
Ertuğrul Bey, oğullarından Saruyatı Savcı Bey’i, Konya sultanına gönderip bir yaylak ile bir de kışlak istedi. İşte bu esnada, Ertuğrul Bey yolda Moğollarla savaşan Selçuklulara yardım etti. Bu yardım sâyesinde Selçuklular gâlip geldi. Bunun üzerine Konya’da bulunan Selçuklu hükümdarı Birinci Alâaddin Keykubad, Kendisine çok değerli bir kaftan giydirdikten başka, yurt olmak üzere Domaniç ve Ermeni yaylaklarıyle Söğüt kışlağını verdi.
Ertuğrul Gâzi 1281’de 90 yaşını geçmiş olduğu hâlde Söğüt’te vefât etmiştir. Osman, Gündüz ve Saruyatı Savcı adlarında 3 çocuk bırakmıştır.
Erkek : Vehib - Kız : Nezahat - Yemek : Sütlü çorba, Kuru fasulye, Turşu, Revani
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE