Untitled Document

TARİH - TÜRKMEN ATLILARI

1873’de Ruslar’ın Mâverâünnehir’i işgallerinde Türkmenler’le yaptıkları savaşları izleyen Amerikalı gazeteci Magaman şunları yazıyor:

“Türkmenler’in binmiş oldukları atlar gâyet güzel olup dâima kurşun menzilinden uzakta durup at oynatıyor ve ara sıra da “Ha hoy, ha hoy” diyerek bağırıp kılıç sallıyorlardı. Türkmenler’in bu hâli savaşı eğlence yerine koymuş olduklarını gösteriyordu. Amaçları, Ruslar’ı gâfil avlayıp işlerini bitirmekti. Ata binmekteki mahâretleri ve savaşta gösterdikleri kahramanlık ve gayrete bakılınca eğer bunlar düzen ve disiplin altına alınmış olsalar, Orta-asya’da karşılarında kimse duramaz.

Türkmenler’in bu şekildeki savaşları eski savaşları andırıyordu. Meselâ, birer ikişer bâzan da üçer kişi atlarını ileri sürüp Ruslar’a 50-60 adım kadar yaklaşarak, onları bu şekilde savaşmaya davet ediyorlardı. Eğer Ruslar’dan kendi sayıları kadar asker çıkarsa savaşıyorlar, daha fazla çıkarsa geri çekiliyorlardı. Eski Türkler’de gelenek böyle imiş. Rus ordusunda bulunan Çerkesler’den bâzıları Türkler’in üzerine birer birer gidip savaşmak istedilerse de general Kalvaçof izin vermedi. Türkmenler hem cesur ve hem de çok iyi binici olduklarından bunlarla teke tek savaşsalardı sonuçları muhakkak ki kötü olacaktı.

Yağız ata binmiş bir Türkmen, 50 adım kadar önümüze kadar at oynattı. Rus askerleri ona kurşun attıkları hâlde o hiç umursamadan askerimizin bir ucundan öbür ucuna kadar atını oynatarak gidip geldi. Açıkçası Rus askerleri ile eğlendi, alay etti. Rus askerlerinin hepsi de bu atlı Türk, kendi hizalarına gelince tüfenklerini boşaltıp kurşun atarlardı ama, kurşunların hiç birisi de isâbet etmedi. Bu Türkmen Rusların başarısızlıklarını ve kendilerine saldırırlarsa ne hâle geleceklerini ispatladıktan sonra, naralar atarak arkadaşlarının yanına gitti...”



Erkek : Talip - Kız : Rukiye  - Yemek : Haşlama et, Zeytinyağlı barbunya, Kuskus pilavı



Featured Image 01