TARİH - OKLARIN SATIŞ FİÂTI HAKKINDA BİR MAHKEME KARARI
Osmanlı Devleti’nde yiyecekte olduğu gibi, özel yapılan ok ve yaylar hâriç, halkın kullandığı okların satış fiatı da, o şehrin kadıları tarafından belirlenirdi. İstanbul ve Edirne gibi ok ve yay esnafının çok olduğu şehirlerin Şer’i Sicil Defterleri’nde, bu tür verilmiş narh kararları bulunmaktadır. Bunlardan birisi de, çam okun yeni yeni kullanılmaya başlandığı 16 ncı yüzyılın başında, Edirne kadısı Mevlâna Muhiddin’in (Evasıt-ı Zilhicce 907 - m. 20-22 Haziran 1502) târihinde verdiği şu karardır:
“Okçular, kaçan çam ağacından ok yonsalar yeleği dahi kaz tüyünden olsa kendü ihtiyârlarıyle 5 ok 1 akçaya verirler imiş. Mukarrer kılındı. Belki okunun ki yeleği kartal yünü ola birer akçeye vereler. 2 ok yonacak olurlar ise, 2’sin 1 akçaya vereler. Eğer 8’gen olacak olur ise, 3 akçaya harcı var imiş 4’e satalar.”
Ok konusuna, (h. 1203 - m. 1788 yılında) Hacı Kavsî isimli bir üstâdın yaptığı ve bir okun üzerine yazmış olduğu şu dörtlüğü de, doğru ve ahlâklı olmaya örnek gösterilir:
Ok gibi doğru olsam, yabana atarlar beni,
Yay gibi eğri olsam, elde tutarlar beni,
Doğruda aç görmedim, eğride hiç tok,
Eğri yay elde kalır, menzil alır doğru ok.
(Amel-i) Elhac Kavsî
ZEKÂ BULMACASI - KAÇ BARDAK
Elimizdeki bardakla şişenin ağırlığı toplamı sürahinin ağırlığına, 2 sürahi ağırlığı, 3 şişe ağırlığına ve bardakla sürahinin ağırlıkları toplamı, tabağın ağırlığına eşittir. Acaba tabak ağırlığı, kaç bardağın ağırlığına eşittir?
(Cevabı yarın)
Erkek : Abbas - Kız : Firdevs - Yemek : İşkembe Çorbası, Fırında tavuk, Pilav, Komposto
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE