TARİH - ÇOLAK MOLLA
Asıl adı Mü’min olan, Çolak Molla’ya (Mü’min Hoca) da derlerdi. Kavala’nın Zigos köyünde doğdu. Babası ve dedesi de o devrin namlı pehlivanlarındandı. Dokuz kardeşin en küçüğü olan Çolak Molla, II. Abdülhamid Hân’ın padişahlığının ilk yıllarında pehlivanlığa başladı. İki kolu da çolak olan Çolak Molla yıllarca başpehlivanlığı kimseye bırakmadı. Hattâ Koca Yusuf’u da yendi. Yaklaşık olarak 90-95 kilo ağırlığında ve orta boylu bir pehlivandı. Birgün câmiden çıkarken yanlışlıkla vurularak öldürülmüştür.
MANZUM FIKRA - ZATEN
Nasılsa birdenbire, yerde bulur kendini.
Çevirir etrafını, sekiz on tane çocuk,
Bunların herbiri birşey söyler abuk sabuk.
Daha ne olduğunu iyice anlamadan,
Binbir türlü ses çıkar, durmadan her kafadan.
Hocayla fırsat bulup sözde alay ederler,
“Hoca ne oldu, düştün mü yoksa?” derler.
Hoca ciddi olarak hiç bozuntuya vermez,
Birçok yeri acır da kimseye gösteremez.
“Bakıyorum çok gülüyorsunuz! Neden?
“Eğer düşmeseydim bile, inecektim zâten.”
ZEKÂ BULMACASI - 19091998
|
|
|
|
|
|
|
|
(Cevâbı yarın)
Erkek : Fatih - Kız : Fakihe - Yemek : Kıymalı Semizotu, Makarna, Komposto, Pekmez
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE